Patronsuz Medya

Kime gıcık olduğunu söyle bana…

  Necdet Şen - 6 Ağustos 2008


Kim olduğunu söyleyeyim sana

Epeydir görmediğim uzak bir akrabaya rastladım geçenlerde.

Daha bismillâh demeden başladı sövüp saymaya.

Şu M… Var ya şu M… Şöyle dönek böyle liboş, öyle satılmış…

Büyük gazetelerden birinde yazan bir köşe yazarından söz ediyor.

Gün boyunca bütün mevzusu bu. Duruyor duruyor nefret kusuyor yazara.

İnadına, ben de pek beğenerek okurum o kişinin yazılarını. Gayet zarif ve gayet mutedil bir dille yazar. Her fikrine katılmasam bile, okurken ufkum açılır.

* * *

Tabii ki anlıyorum, insan bazı yazarlara diğerlerinden daha fazla yakınlık duyabilir. Bini aşkın kanaat önderinin hepsini istesen de okuyamazsın. Okuyabildiklerini de mutlaka çok beğenmek zorunda değilsin. Silah zoruyla okutan da yok zaten, bir daha bakmazsın olur biter.

Ama bir yazardan sırf farklı görüşler dile getiriyor diye niye o kadar nefret edilir, bunu anlamak mümkün değil.

* * *

Akrabam yaşlı başlı birisi, kırılsın istemiyorum, arada bir konuyu değiştirmeye çalışıyorum. Ama o fırsatını bulduğunda kaldığı yerden devam ediyor.

Şu M… Var ya şu M…

Sonunda dayanamadım, sordum.

Hiç okudun mu hayatında sen onun yazılarını?

Okumadım! Okumam da!

Eee, o zaman nedir bu nefretin kökeni?

Açıklayamadı.

Evine hangi gazeteyi aldığını sordum. Çocukluğundan beri hep aynı gazeteyi okuyormuş.

Belli ki takıntılı bir ısrarla hep aynı köşe yazarlarına bakıyor ve onlar kimden nefret ediyorlarsa o da bir okur-kör olarak onlardan nefret ediyor.

* * *

Peki yazarlar neden nefret eder başka yazarlardan?

Çok mu matah bir şey nefret duygusu?

Bir gazete köşesini fikir yerine küfürle doldurmak pespayelik değil mi?

Ya yüreğini nefretle karartmış birilerine aklını emanet etmek? Basbayağı aptallık değil mi?

* * *

Maalesef dünyaya at gözlüğüyle bakan bazı küçük insanlar var aramızda. Bu insanlar kendi kimliğini şu ya da bu kişiye duyduğu antipati üzerinden tarif ediyor.

Kesinlikle karşıyım!

İyi de, senin fikrin ne o zaman? diye sorsan makul bir şeyler bulup söyleyemiyor.

O zaman da düşünceyle zenginleştiremediği kendi iç denizini küfürle ve garezle pisletiyor.

Yorumlar

Ben Hıncal Uluç'a gıcık oluyorum.

Tıklayınca Söyleyeceğiniz bu kadar kısa mı? diye uyarı çıktı. Peki bir tane daha söyleyeyim o halde. Bir de İbrahim Tatlıses'e sinir oluyorum.

Zuhal - 20 Ocak 2009 (18:04)

Belli ki Zuhal Hanım üstteki yazıyı okumadan, sadece başlığına bakarak kendi gıcık listesini yazmış.

Dumur Abi - 20 Ocak 2009 (18:15)

Babam Engin Ardıç'a gıcık olmuş. Artık okumayacakmış. Neden okumayacakmış, çünkü dürüst değilmiş. En azından okumuş karar vermiş, fikirleri hoşuma gitmiyor demiş mi oldu şimdi? Kız da herkese bu kadar ne öfkelisin ki yav. Okumuyorsan okuma zorla mı yani. Bi rde ben okuyorum diye bana da kızıyor iyi mi.

Bahadır - 1 Eylül 2009 (10:41)

diYorum

Necdet Şen neler yazdı?

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

163