Patronsuz Medya

Arşivde konuyla ilgili 20 yazı var   →   1 / 3

  • Tutunamayanlar

Sokakların Kaptan’ı

Bülent Karaköse
11 Aralık 2015

Evi eşyalarıyla, ev hayatı özlemiş birilerine devretmeden, Kaptan'a ve kendime bir tepsi hamsi buğlamalı mükellef bir içki sofrası hazırladım. Sofraya kurulmadan önce de, Gülden Karaböcek'in 'Otel Odaları' isimli şarkısını koydum bilgisayara.

Üşüten Yaz

Bülent Karaköse
7 Ağustos 2015

Beni sorgulayıp, hırpalayıp bir kaç gece nezarette alıkoyup, devlet malına zarar vermekten Cezaevi'ne postaladılar. Bir süre sonra, Denetimli Serbestlikten yararlanıp, yazın ortasında salıverildim… Bu Yaz, kaçıncı Yaz'ımdı sokaklarda bilmiyorum…

İki Kokoz, Bir Takoz

Bülent Karaköse
29 Haziran 2015

Kara Tahir kafasının içindeki bu kara düşüncelerle boğuşurken, evin bülbül efektli öten kapı ziline göz kapaklarından birini umarsızca araladı Zeynep. Tahir'in, ne zaman geleceği belli olmayan Tanrı misafirlerine alışkındı.

Kriz parası

Bülent Karaköse
25 Şubat 2015

Aybaşı olduğundan mıdır, nedir, işlerim çok iyi gitmişti. Sinyalden bu kadar çok parayı daha önce toplamamıştım. Alkole düşmeden önceki zamanlarımda yiyecek ekmek ya da çorba parası dilendiğimde, kimsenin eli cebine gitmez, bu kadar bonkör davranmazdı insanlar.

Kaçak hayatların kaçık müdavimleri

Bülent Karaköse
18 Mart 2014

Gece boyunca sıkıntısından tırnak etlerini kemirerek rakısına meze yapan Asu gitmiş, yerine gözleri sevgiyle gülümseyen Asu gelmişti… Şahap Bey'in tasmasından tutup, yanına çekti.

Kapısız odalarda üç kişilik vals

Bülent Karaköse
16 Mart 2014

Bir boyun farkıyla sonbahara yenik düşmüştü mevsim. Pencerelerinin içine baktıklarında ağaçlarının yapraksız, gökyüzünün yüzü karanlık-gri, sokaklarının çamurlu olduğunu gördüler. Sabahın mı yoksa akşamın mı karanlığındaydı gökyüzü?

Çıkmaz sokağın ürkek kedileri

Bülent Karaköse
10 Mart 2014

Düşüncelerini bir türlü toparlayamıyor, onu böyle aciz bir insan kılığına sokan sistemin aşağılık değer yargılarını, yaşamın katı kurallarını, doğanın acımasızlığını, var olma nedenini, yok olma biçimini hazmedemiyordu.

Aktör dediğin nedir ki…

Bülent Karaköse
23 Aralık 2013

Aslında hayat, çelişkiler yumağı kara bir mizahtır. Kırk yıllık aktör Talât Bozok'un bu zamanlarda sanatıyla ilgili yaşadıkları da bir çeşit kara mizahtır.

daha önceki yazılar →

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

148