Patronsuz Medya

Kasalar, çek defterleri ve vatan

Necdet Şen - 28 Mart 2014

Bu da şu yaşadığımız süreci daha da boğucu hale getiren kötücül bir işaret. Çılgınlık, zembereğinden boşalmışlık hali. Gözünü böylesine karartan bir odaktan -ya da odaklardan- korkmamak, ancak olup biteni idrak edememekle mümkün.

Ben, yönetmen Sabri Kaliç

Bülent Karaköse - 23 Ocak 2020

Sevgili Sabri Kaliç de tanıdığım o insan modellerinden biriydi. Sabri'nin hayata tutunmak için bir sürü projeleri vardı; ya siz sevgili genç arkadaşlarım, sizlerin 'zihni sinir' projelerinden öteye giden projeleriniz var mı?

Terörist kime denir?

Necdet Şen - 20 Ağustos 2019

Kime terörist deneceğine iktidarın fiili sahipleri karar verip gün be gün tebliğ ediyor, güçler dengesi değişince terörist listeleri de güncelleniyor, yeniden tebliğ ediliyor, önceki bilgileri silmemiz ve unutmamız isteniyor. Biz de geviş getirircesine çiğniyoruz ağzımıza tıkıştırılmış bu hazır klişeleri, akıl yürüttük zannediyoruz.

İmambayıldı sokak No 7

Bülent Karaköse - 8 Ağustos 2019

O gece sadece umutsuzluklarımla ikinci bir emre kadar vedalaşmaya karar vermedim; inançsızlıklarımla hayata baktığım açıyı da değiştirme zamanımın geldiğini anladım. Artık gönül rahatlığıyla otele gidip, banyomu yapıp güzel bir uyku çekecektim…

Optikal Şeyler

Metin Turanlı - 2017

Tamer ve kitap? Ne alâka? Meğerse kaynak benmişim. Ama hata benim. Bugüne kadar elimin altında olması gereken kitaplara bir düzenleme yapmadım ki. Kaç tane olduğunu dahi bilmem. Hâlâ fırsat bulup okuyamadığım dünya kadar kitabım var. Ya da, emin değilim, vardı.

Derman

Selahattin Demirtaş - 3 Haziran 2019

Ben aşkı seçiyorum, gidiyorum o yüzden. Kendimden de biraz hüzün katıp, bu yaşlı istasyonu geride bırakarak göç ediyorum. Ah Münevver! Ah benim biricik aşkım! Sana hoşçakal demiyorum, hoşça kalmayaacağını biliyorum, ben de güle güle gitmiyorum zaten.

Kuşatılmış Toplum

Zygmunt Bauman - Kitap, 2002

Dünya biri zengin, modern anti-balistik füze sistemlerinin arkasında güvende olan, diğeriyse kendi savaşlarına ve 'arkaizmler'ine terk edilmiş iki ayrı parçaya bölünemez. 11 Eylül'den sonra zenginler ve sözde güvende olanlar zenginliklerini koruyup güvende olmayı istiyorlarsa,uzaklardaki ülkelerin artık kendi anarşizmlerine terk edilemeyeceğini anlamalılar.


Bu sofradan sana kırıntı düşmez

Necdet Şen - 30 Ocak 2017

Yoksuldun; daha da yoksullaşacaksın. Küçülen piyasada belki sen de işsiz kalacaksın. Bu fırtına en çok sana hasar verecek. Ne kıldığın namazın ne de dünyaya hükmetme hayallerinin soğuk kış günlerinde evini ısıtmaya yetmediğini göreceksin.

Peki ama ne yapmalı?

Necdet Şen - 9 Ekim 2016

Belki de okuyup edip çiğnemeden yuttuğumuz onca malûmatın sonunda, ufkumuz gene de ambarın duvarlarıyla sınırlıdır. Birbirimize bıkıp usanmaksızın ambarın duvarlarını anlatıyor ve bunu dünya ahvali sanıyoruzdur.

SKAD hastalığı toplumu kemiriyor

Dr. Hıfzı Sıhha - 30 Ocak 2016

Kibarlık olsun diye SKAD hastalarına katlanmanın sizi germek ve yormak dışında hiç bir pratik sonuç vermeyeceğini biliniz.

Sevemez kimse beni benim sevdiğim kadar

Necdet Şen - 27 Aralık 2015

İnan bana, bir pırıltın olsa da olmasa da sırf ekranlarda çok göründün diye etrafında seni bile şaşırtan kalabalık bir şakşakçı kitlesi oluşur. Bu kitlenin sırt sıvazlamalarına, aslansın kaplansın önden buyur gazlarına kanıp kanmamak tamamen kendi öz basiretinle aşılabilecek sinsi bir tuzaktır.

Déja Dessinée

Necdet Şen - 14 Ekim 2015

Aynı kaygıları, aynı temennileri, aynı tespitleri kırk yıl boyunca ısıtıp ısıtıp tekrarlamak ağır işçilik. Benim bünye biraz nazenin mi ne; üç beş tekrardan sonra kendi sesimden sıkılmaya başlıyor, daha fazla kafa ütülememek için susuyorum. Ahali sosyal medyadan cüz cüz indiriyor zaten hayatın sırrını. Bir ses eksik bir ses fazla, ne fark eder?

Beş yüzyıllık palavranın sonu

Necdet Şen - 11 Eylül 2015

Bu aralar hayatımızı ve gündemimizi karartan bütün o hiddet ve celâdet, bütün o ezerim ulan efelenmeleri, kendi ülkesinin kasabalarını ve vadilerini falan zapt etmeler işte bunun tezahürü. Devlet elbisesi üzerlerine bol geldi, alemin maskarası oldular.

Bizim memlekette hayduta haydut denir

Necdet Şen - 31 Temmuz 2015

Bu hikâye bir SUÇ hikâyesidir arkadaşım. Karakolluk meseleyi sosyoloji literatürüyle açıklayıp kırışıklarını gidermek de neyin nesi? Siyasetten söz eder gibi konuşmanın delilleri karartmaktan farkı ne?

Afedersin, Milliyetçi

Necdet Şen - 23 Nisan 2015

Tabii ki başka insanları benim seçtiğim bu riskli yolu seçmeye zorlayamam. Herkes kendi yolunu seçecek, kişisel menkıbesini bizzat yazacak ve gece yastığa başını koyduğunda herkes kendi kulak vızıltısını dinleye dinleye uykuya dalacaktır.

Alışmak sevmekten daha zor geliyor

Necdet Şen - 1 Mart 2015

Usta, vehbinin kerrakesini kavramamız için eşi menendi bulunmaz bir örnek olarak hayatımızı işgal etti. O bizim baş öğretmenimiz. Sırf bunun için bile kuvvetli bir alkışı hak ediyor. Adamlığı el yordamıyla da olsa öğrenmek isteyene, her sözü, her davranışı, eşi bulunmaz hayat dersi.

Patlak lastikle nereye kadar?

Necdet Şen - 19 Mart 2014

Daha uzunca bir süre onun -ve şakirtlerinin- kırıp döktüklerini onarmak, yarattığı maddî manevî kirliliği temizlemek için uğraşıp duracak bu ülke. Onca bedduayı nasıl taşıyabileceklerini de kendileri düşünsünler artık.

Savrulup gidiyor insan dediğin

Necdet Şen - 25 Şubat 2014

Nasıl her canlı organizma kendi kurdunu bizzat kendi içinde taşıyorsa, bizimki gibi toplumlar da taştan keresteden yontulmuş totemler tarafından demir yumrukla yönetilmeyi kendi zihin evreninde taşıyor.

Ferman padişahın dağlar ganimet

Necdet Şen - 30 Ocak 2014

Efendim, duyduğuma göre memleketin birinde bir kahraman çıkmış, faiz lobisine, paralel devlete, pî sayısına ve daha bilumum dahilî haricî bedhaha karşı ikinci milli mücadeleyi başlatmış. Üç vakte kadar kurtulacakmışız.

Aşk bu değil, yapma güzel

Necdet Şen - 22 Aralık 2013

Bir hükümet, bizzat atadığı devlet kadrolarını topyekûn potansiyel casus ya da muhtemel hain gibi görüp makamından eder, ordan oraya savurur noktaya gelmişse, zaten fiilen bitiktir.

Nereye Payidar?

Necdet Şen - 6 Kasım 2013

Bizim siyaset dünyası bir çeşit Keloğlan masalı gibi. Ama gerçek hayattaki Keloğlanlar masallardaki kadar bilge olamıyor maalesef. Balta her vuruşta kayaya denk geliyor. Kaderimiz buymuş ve aşılamazmış gibi.

Sit'tiret Sit'esi

Necdet Şen - 25 Ekim 2013

Demek ki bu da bir çeşit arz-talep dengesi. Ekönömü ilmi. Para denen şey, çok satan gazetenin emlâk ekine göz atınca kendini gayrımenkul uzmanı sananların cebinden, piyasadaki çakalın cebine akan yüksek debili bir sıvı. Ve doğa tabii ki boşluk sevmez.

Proje Çocuklar

Neco Birinci Sperm - 15 Ekim 2013

Çocuğuna en iyi eğitimi aldırma konusunda hırs yapan ve benim gibi salozların yıllık gelirinin dört beş katını tek bir veletin eğitimi adına kolejlere, kurslara, özel hocalara yatıran ebeveynleri şirazesi kaymış bebesantrikler olarak görüyorum.

Neuzubillâh! Ne yemiş bu?

Necdettin Sezaryen - 31 Temmuz 2013

Ne yazık ki isimlerinin önünde alim sıfatıyla dolaşan insanlara bile sirayet eden bu tür bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız. Tüm o malûmat bolluğunun arkasından sırıtan; onca zaman siz ezdiniz, şimdi ezme sırası bizde çiğliği belli ki.

HAL 9000, Mistır Spak, minik neco

Necdet Şen - 6 Mart 2013

Kendimizi evrenin merkezi zannediyor, en ufak yan bakışta, en ufak yergide derinden sarsılıyor, savaş naraları atıyor, en sefil çiğliklere saparken bile kendimizi haklı çıkartabilecek kurguyu türetebiliyor, hakikati meşrebimizce eğip büküyoruz.

Dikensiz gül bahçelerinde dolaşırken

Alper Uzun - 23 Ocak 2011

Suratsızlık bir çeşit zırh; sana haddini bildirmeye hevesli birileri çıksa bile, ilk engeli koyuyorsun görünüşünün sertliği ile. Asık suratın ya da ciddi görünümün, belki de sana musallat olacak tipleri uzaklaştırmaya yarıyor.

Mutluluk

Necdet Şen - 25 Ağustos 2008

Ben de sıkıldım. Atlasam mı acaba? Bahçem serin. Kadınım kitap okuyor. Kedilerim sevgi yumakları gibi dolanıyor bacaklarımın arasında. Gitarımın tınısı tatlı.

Hasta olmak zor zanaat

Seyit Balkuv - 6 Temmuz 2008

Kimbilir, çatışmalarla ve gerilimlerle dolu hoşlanmadığımız ruh hallerimizi ve hatta hastalıklarımızı kendimizle hesaplaşma ve kendimizi anlama yolunda birer fırsat olarak görebilir miyiz?

Osurukla Manifesto Yazmak

Ahmet Büke - 12 Mayıs 2004

Elinizi bağlayan ne. Yazın işte. Çok kolay, bir kalem, bir kuru kâğıda bakıyor her şey. Yazın ki ne kadar eksik, gedik, şiş göbek olduğunuzu anlayın. Dünyanın kaç bucak olduğunu bu defa izlemeyin de kıçınızda hissedin. Kötü yazın. Olsun. Saçmalayın. İsktir edin. Elimizde kanatları yolunmamış bir yazı kaldı. Onu da yetenek faşizmine kurban etmeyin.

Bıkmadın mı tartışmaktan?

Necdet Şen - 5 Kasım 2003

Bilincine varmış olsak da olmasak da, aslında konuşmak, çoğu zaman iletişim kurmaktan çok iktidar kurmak için yapılan, amacından saptırılmış bir eylemdir. Bizler, tartışmasak bile çoğunlukla konuşarak (itaat ederek ya da itiraz ederek) iktidar ilişkilerini başlatır ve sürdürürüz.

Tavan arasındaki tozlu defter

Kitap Kurdu - Kitap, 2001

Geçenlerde arşivde bir şeylere bakınırken, 12 yıl önce yayına koyup da zamanla varlığını unuttuğum, aralarda bir yerlerde kaynayıp gitmiş, hatta bölümün listesinden bile silinmiş olan bu sayfayı buldum.

Esir Şehrin Mahpusu

Kemal Tahir
Kitap, 2003

Dışardayken insanı insandan saklayan çeşitli perdeler, peçeler, maskeler, burada birkaç güne varmadan sıyrılıp düşüyor. Bir araya kapatılmış olmak hiç birimizde, olduğumuzdan başka türlü görünebilmek gücü bırakmıyor.

Hatmi çiçeği

Melih Özel
17 Ekim 2015

Evet, bahçeleri var, ama çocukların özgürce koşuşturduğu, çiçeklerle haşır neşir olduğu bahçeler değil bunlar. Evet, çim var bu bahçelerde; üzerine basılmaz ama. Uzak, erişilmez, dokunulmaz, koklanmaz, ellenmez birkaç çiçek varsa hele bahçede, o da büyük şans işte.

Dünya bir avuntu yeri

Bülent Karaköse
25 Haziran 2016

Ay kayboldu gökyüzünden. Deniz durgunlaştı, vapurlar geçmez oldu. Ağaçlar arasına kurulan beşikler, oyun parkındaki çocuklar, el ele dolaşan çiftler, paten yapan gençler yok; seyyar satıcılar, falcılar, neonlar altında yürüyüş yapan ihtiyarlar da yok.

Cumhuriyet

Necdet Şen
31 Ekim 2016

Gün, örtbas edilmeye çalışılan hakikati öğrenme hakkımıza pısmadan, kıvırtmadan sahip çıkma günü. Gazetelerimize dokundurtmamalıyız. Onlar bizim aklımızın ve vicdanımızın son kaleleri.

Alevîler düşman mı?

Necdettin Abdal
6 Haziran 2013

Diyelim ki Alevîlik ve ona bağlı tüm ritüeller bir tür kafkaesk mucizeyle bizi biz yapan kültürel alaşımdan ayırılıp yok oldu. Ortaya çıkacak olan şey nedir?

Kahramanlar neden yalnız olur?

Durmuş Düşünür
31 Mayıs 2011

Yıllar boyu gazetelerde ve internette hayal mahsulü şeyler yazdım çizdim, hepsi şahsî hikâyem, bizzat yaşadıklarımın tıpkıbasımı sanıldı.

İdam cezası geri getirilmeli mi?

Hülya Yalçın
19 Nisan 2011

İşte bu cümleden olarak diyorum ki; idamı konuşmak, işlenen suçları durduramayacağını, faile karşı zayıf olunduğunu baştan kabullenmek demektir.

Kozmik Sukutu Hayal

Nuri Yalçın
3 Şubat 2010

Vatandaş olarak askerin vesayetinden çokça bir şikâyetim yok. Laik düzen ile de barışığım, onun doğurduğu siyasî iktidarla da. Benim derdim hürriyet; demokrasi değil.

Aşk bu değil, yapma güzel

Necdet Şen
22 Aralık 2013

Bir hükümet, bizzat atadığı devlet kadrolarını topyekûn potansiyel casus ya da muhtemel hain gibi görüp makamından eder, ordan oraya savurur noktaya gelmişse, zaten fiilen bitiktir.

Uygarlığın Küçük Çocuğu ile Şişman Adamı

Ahmet Deniz Ölmez
6 Ağustos 2008

Peki, bunca zamanın ardından -bunca yaşanmışlık ortadayken- biz insanlar, diğer Uzak Asyalarda; Ortadoğu'da, Balkanlar'da, Kafkaslarda, Afrika'da, kan kokusuna duyduğumuz iştahı ne kadar dizginleyebildik?

Araştırmacı Gazeteci nedir?

Necdet Şen
28 Temmuz 2001

Araştırmacı Gazeteci halkın arasına karışıp bunları araştıracak durumda değil; etrafı zırhlı arabalar, koruma polisleri, dikenli teller, yüksek duvarlar, kurşun geçirmez camlar, yüksek devlet bürokrasisi, karanlık ilişkiler, bizans oyunları ve suikast korkusu tarafından çepeçevre kuşatılmış durumda.

Sen sus gözlerin konuşsun

Deniz Türkoğlu
25 Ağustos 2013

Niye, çünkü yanlış bi şey konuştuğunda gargaraya getirmek, şakaya vurmak, olmadı baştan demek kolay, ama yazdığında bu manevralar saatte yüz elli kilometre hızla giderken lastiği patlamış kamyonun, direksiyonunu çevirmek kadar zor.

Geleceğimi çalan tarih:12 Eylül 1980!

Cihan Demirci
2006

Arkadaşlar; içinizde hiç duymamış olanlar olabilir, mümkündür ama en azından şu tarihi bir kenara, bir köşeye yazın, eğer belleği olan hâlâ kaldıysa onun belleğinin derin dondurucusunda bir süre de olsa saklayın. O tarih ki:12 Eylül 1980'di.

Deli Saçması

Orhan Dirim
6 Ocak 2016

Hişt susun, onlar gerçeği bilmiyorlar bu sır aramızda kalsın. İçinizdeki deliye sorun, cevabı o biliyor. Ama ne zaman ortaya çıkar, onu o da bilmiyor. Anlamazlıktan gelin sonra içeri koyarlar.

Unutmak istemiyorum, o zaman uyumalıyım

Alper Uzun
8 Nisan 2010

Uyku sadece dinlenmemiz için değil aynı zamanda hafızanın yeniden düzenlemesinde, öğrenmede bizzat fonksiyonel olarak da görevli. Saçma sapan olduğunu düşündüğümüz kimi rüyalar bazen hafızanın bu yeniden düzenlenme işlevlerinden biri olarak karşımıza çıkabiliyor.

Yaz susaması

Gökhan Akçiçek
6 Haziran 2013

Fakirlikten mi cahillikten mi? Dursun'u bir doktora ya da sağlık kuruluşuna götürmek aklılarına dahi gelmiyor. Kasabanın çıkıkçısı Gülkız, sol kolu incinen çocuğu kolundan tutuğu gibi omzuna atıyor. Güya çıkan kol yerine oturacak!

İlk Oğullar

Gökhan Akçiçek
6 Aralık 2011

Onları tanımanın en kolay yolu, yüzlerine, özellikle gözlerinin içine ısrarla bakmaktır. Bakışlarını ilk kaçıran onlar olacaktır. Neden dersiniz acaba? Her kardeşle azalmanın ıstırabı mıdır bu?

Elli Kuşağı Çizerleri ve Ali Ulvi

Necdet Şen
19 Ağustos 2008

Kaçmaya yelteniyor adam ama Ali Ulvi kocaman elleriyle paltosundan kavrıyor. Adam direniyor, Ali Ulvi bırakmıyor. Ufak bir boğuşma geçiyor aralarında. Tıknaz ama yine de sağlam olan adam sonunda paltoyu geride bırakıp sıvışıyor.

Ekmek Parası

Ahmet Faruk Yağcı
6 Mayıs 2009

Açık oturumlarda sözde demeden konuşamazsınız diye masaya yumruk vurmalar. Gamlı bakışlar ve kendini önemseyen tavırlar. Burada bizim borumuz öter havaları. Üniversite hocalarından başkumandan tavrı ile açıklamalar.

Çıplaklık ayıp mı yani?

Necdet Şen
9 Eylül 2008

Hayır, yaşım ilerledikçe azdığım falan yok. Abazan da değilim. Rahatlık ile saygısızlık arasındaki farkı ayırt edemeyen terbiyesi kıt insanların bu gibi saldırgan tavırları karşısında artık daha fazla alttan almak istemiyorum, durum bu.

Şehir Böceği ve ziftli aşkı

Ahmet Büke
6 Ağustos 2003

Şimdi içeride günün yemeğini hazırlıyor; Dil Kardinal. İçeriden çiğ karideslerin kokusu burnuma kadar geldi.

Ulusalcılık nedir?

Dahili Bedhah
25 Ocak 2012

Benim saltanatım buraya kadardı, artık arka koltuğu çorabı kokanlarla dörtlemek zorundayız ve bu da benim zoruma gidiyor cümlesini kuramadığı için, memleket batıyor, satıldık.

Son Yorumlar

Yorgun Teokrat → Terörist kime denir?
Şule → Hatmi çiçeği
Canan Erol → Terörist kime denir?
İlker Tortop → Terörist kime denir?
Molla Cismanî → Yoga artık!
Sapiens Homo → Değersizlik Duygusu
Seyfi G. → Çivili sopa
Melih Özel → Facebook
Meryem Yılmaz → Facebook
Iskoç Can → Değersizlik Duygusu
Ta Yu → Kurusıkı tabanca ve sahici ölüm
Gökhan Akçiçek → Kendine Sürgün
Melih Özel → Kendine Sürgün
Barış Tütüncü → Kamu Defterinden Kopan Yaprak
Barış Tütüncü → Kamu Defterinden Kopan Yaprak
Oğuz Kuk → Hişt, Hişt!
Necdettin Solaçık → Bir kez daha Cem Karaca
Atilla Aksel → Bir kez daha Cem Karaca
Clint Iswut → Çırpınıp içinde döndüğüm deniz
Cem Erdem → Dülger Balığının Ölümü
Rafet El İnsaf → Bu sofradan sana kırıntı düşmez
Rifat Yılmaz → Bu sofradan sana kırıntı düşmez
Köksal → Dülger Balığının Ölümü
Gizli Numara → Dülger Balığının Ölümü
Adnan Gümüştaş → Asimetri
Ahmet Tevfik Demirel → Entellektüel e dikiz!
Oğuzhan Kayan → Bir Efsane'nin anatomisi
Filiz Doğru → Bizim Ali'ye mektup
Yunus → Dülger Balığının Ölümü
Delirium Tremens → Bizim memlekette hayduta haydut denir
Macit Cününoğlu → Bizim memlekette hayduta haydut denir
Murat Örem → Sizi de rahatsız ettim
Büdü Tör → Sizi de rahatsız ettim
Melih Özel → Sizi de rahatsız ettim
Kardeşim Eset → Ah şu kahrolasıca erkekler!
Muhammed Salih Beşikci → Dünyanın bütün boyalı kuşları, birleşin
Kültür Tava → Bu sofradan sana kırıntı düşmez
Serap Yüncü → Yüzünü kaybetmiş insanlar
Ali Kemal Yılmaz → Bu sofradan sana kırıntı düşmez
Özge Çağlayan → Kim korkar Haka dansından?
Bilge Bozkurt → Hayvanları Sahiplerinden Koruyamamak
Necdet Şen → Hayvanları Sahiplerinden Koruyamamak
Necdet Şen → Cumhuriyet
Necdet Şen → Cumhuriyet
Tulay Hancar → Peki ama ne yapmalı?
Muhammed Salih Beşikci → Kore'de ne işin vardı dayı?
Muhammed Salih Beşikci → Dünya bir avuntu yeri
Muhammed Salih Beşikci → Cumhuriyet
Muhammed Salih Beşikci → Biz niye oy kullandık?
Nar → HDP'yi Meclis'te görmek istiyorum
Yusuf Coşkun → Hişt, Hişt!
Mehmet Karaman → Neuzubillâh!Ne yemiş bu?
Necdet Şen → Cumhuriyet
Öznur Atlı → Biz niye oy kullandık?
Murat Örem → Babalarımız
Sude → Dülger Balığının Ölümü
İsmail Sabaz → Peki ama ne yapmalı?
Büdütör → Peki ama ne yapmalı?
Murat Örem → Peki ama ne yapmalı?
Alper Uzun → Peki ama ne yapmalı?
Melih Özel → Peki ama ne yapmalı?
Nurdan Kılıç → Peki ama ne yapmalı?
Murat Örem → Hayatın üzerine yürümek
Mehmet Arman → Hişt, Hişt!
Guru → İkizlere isim
Murat Örem → Plazanın penceresinden görünen dünya
Gökhan Akçiçek → Orçun Sonat ve Hasdal'ın Son Martıları
İsa Pehlivan → Orçun Sonat ve Hasdal'ın Son Martıları
Erkan Altunkan → Bıktıran klişe: Necdet Şen'in Bacı'sı gibi
Durmuş Düşünür → Ahali mazbut, memleket berbat
Mustafa Muammer Elöz → Dünya bir avuntu yeri
Hülya Yalçın → Annem ve diğer her şey
Nurdan Kılıç → Renoo Oniki
Melih Özel → Namuslu insanları kahrından öldüren memleketim!

↓ ↓ ↓

Derkenar'da     Google'da  

100