Patronsuz Medya

Arşivde konuyla ilgili 10 yazı var   →   1 / 2

  • Toplum

İnsanı ne kadar tanıyabilirsin?

Necdet Şen
11 Temmuz 2013

Hep merak ederim, sabah evimizin kapısından çıkıp, akşam o kapıdan tekrar girene kadar kaç tane işkenceciye veya işkence mağduruna teğet geçeriz?

Kamuoyu, oluşturulabilir bir şeydir

Necdettin Efendi
27 Nisan 2012

Küsürat kısmı kazınıp atılırsa, sosyal medyanın da nihayetinde medya olduğu ve yapay kanaat oluşturma, kitlesel algıyı şu ya da bu yöne gütme konusunda değişenin, sadece hız ve mecra olduğu görülür.

Kimlikler lütfen!

Seyit Balkuv
2 Şubat 2010

İnsan aklının tam olarak çözemediği, olağanüstü merhalelerden geçerek dünyamızda can bulan bu muhteşem varlığın mucizevî değeri yanında nüfus cüzdanı veya kimlik denen şeyin herhangi bir anlamı, önemi, kıymeti harbiyesi olabilir mi?

Ya içindesindir çemberin ya da dışında yer alacaksın

Seyit Balkuv
23 Aralık 2009

Düşünün ki, içinizde başka insanlarla paylaşarak daha ileri götürebileceğiniz en halisinden özgün fikirleriniz var. Bu fikirlere muhatap olabilecek onlarca insan her gün burnunuzun dibinden geçip duruyor.

Hiç akılda yokken…

Ahmet Faruk Yağcı
20 Eylül 2009

Don de Lillo, Cosmopolis kitabındaki kahramanına en yakındaki kişinin en büyük tehlike olduğunu düşündürtür. Ürperticidir. Ben de şimdileride sıradan ve normal görüntülü potansiyel suçlular ile ne kadar iç içe olduğumuzun merakı içindeyim.

Ne yapıyorsunuz orada?

Deniz Türkoğlu
20 Aralık 2004

Bu sokakta öyle olmadı. Evlerden birinde çıkan yangında, alevlerin gürültülü öfkesi, sayısız dilli bir ejderhanın lâneti gibi, balkonda duran adamı sırtından yaladı, yaladı, yaladı…

Ya dışındasındır çemberin, ya da?

Meltem Tolunay
25 Mayıs 2004

Ben bu çarkın neresine uymuyorum bilmiyorum ama bir türlü çarka oturmuyor dişlilerim. Haliyle, zorlamak, ittirmek, lehimlemek, araya lastik sıkıştırıp yağlamak gerekiyor, ama ne sürtünmeyi ne aşınmayı engelleyemiyorum.

Akıntıya Kürek

Ömer Madra
Kitap, 2003

Eski ve yeni yüzyılların belki de en temel gerçekliğinin Hollywood olduğu iyiden iyiye ortaya çıkıyor. Daha doğrusu, Hollywood'un bütün insanlığın genlerine silinmez şekilde kazıdığı o ihtişam, gürültü, parıltı.

daha önceki yazılar →

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

315