Patronsuz Medya

Değer katılaşması

  Necdettin Efendi - 30 Ekim 2008


Ortalama insanın ilk duyduğuna ya da kendisine en kolay gelene inanması sık rastlanan bir durum. Bu da onu kolaylıkla yönetilebilir kılıyor. Ve o ölçüde de yönetilemez.

Bir yerlerde okumuştum. Asya (ya da Afrika) ülkelerinden birinde halkı zararlı bir böceğe karşı uyarmak için televizyonda resmini göstermişler ve bunları gördüğünüz yerde yok edin demişler.

Daha sonra uzmanlar durumu incelemek için köylere gittiklerinde ortalığın bu böceklerle dolu olduğunu ve köylülerin onlara dokunmadıklarını görmüş.

Bunları neden öldürmüyorsunuz, seyretmediniz mi televizyondaki uyarıyı? diye sorulunca köylüler seyrettik demişler. O zaman neden öldürmüyorsunuz? diye sorulmuş. Köylüler niye öldürelim ki, bu başka böcek demişler.

Nasıl başka böcek? diye sorulunca da sizin televizyonda gösterdiğiniz nah böyle kocamandı, bunlar minnacık, kime ne zararı dokunur demişler.

* * *

Nereden mi geldim bu konuya?

Bir yerlerde okumuştum, değer katılaşması diye bir kavramdan söz ediyordu.

Hindistan'da mı Zanzibar'da mı ne, köylüler maymun yakalamak için ilginç bir yönteme başvuruyorlarmış. Bir miktar pirinç (ya da pilav) topağını zincirle ağaca bağlı bir hindistan cevizinin içine koyar beklerlermiş. Maymun onu almak için gelip elini soktuğunda bir daha geri çıkaramazmış. Çünkü ancak boş eli sığabilecek kadar olurmuş o delik. Pilavı da bırakmak istemediği için keklik gibi yakalanırmış bu sayede.

Bizim bazı çevrelerin durumu da bu maymuna benziyor. Elde ettikleri imtiyazları kendililerinden bırakmaya gönülleri elvermediği için böyle gülünç ve acınası durumlara düşüyorlar.

Zihinsel Konformizm diyorum ben buna. Rahatını kaçıracaksa gerçek karşısında kolayca körleşebilir bu tarz bir insan.

Yorumlar

Değer katılaşması deyimini nerede okuduğumu sonunda hatırladım. Robert M. Pirsig'in kült eseri Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı adlı kitapta okumuştum 17-18 yıl önce, oradan aklımda kalmış. Hatırlamışken, bir daha unutmayayım diye buraya kaydedeyim dedim.

Necdettin Efendi - 17 Mart 2014 (00:41)

Yıllar önce Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı'nı ben de okumuştum ama aklımda hiç kalmamış Necdet abi. Allah zihninize aynı kuvveti 10larca yıl versin inşallah. Amin.

Verdiğiniz maymunlu örnek bugün olan bitenin yapbozunda çoğu parçayı açıklayan harika bir örnek bence.

Birey olması beklenmeyen maymun adını verdiğimiz canlı türüne ait bir davranış profilinin hemcinslerimizden bazılarının da davranış profilinin ciddi bir kısmını açıklayabiliyor olması toynaklarımdaki yaraları derinleştiriyor.

Biliyorum yaralarım iyileşmiyor ama gece çoluk çocuk yatınca vuruyorum kendimi hayallere, sevdiğim şarkıları çalan, güzel samimi sesli spikerlerin radyo kanallarına. Küçük Prens'ten en sevdiğim yerleri okuyorum, Küçük Kara Balık'tan, Tutunamayanlar'dan, Dava'dan, Şato'dan.

Yalnız değilsin diyor onlar bana ama bunu nefes alanlardan duyabilmeyi de çok isterdim hani.

Sonra sabah oluyor, Derkenar'a bakıyorum. Okuyup yalnız değilim lan diyorum yine. Sonra. Bu kısmı geçelim. Sonrası hayat gailesi.

Değerleri Fuzzy Adam - 17 Mart 2014 (10:40)

diYorum

Necdettin Efendi neler yazdı?

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

170