Patronsuz Medya

Biriktirme, at gitsin, hayatına yazık!

Durmuş Düşünür - 17 Nisan 2013  


Giymediğim giysileri, kullanmadığım eşyaları, okuyup bitirdiğim kitapları elimde (evimde) tutmam, isteyene, ihtiyacı olanlara dağıtırım.

Hiç birimiz 40 odalı konaklarda yaşamıyoruz, yerimiz dar. Dahası, hayatımız sonsuz değil. Biriktirilen her şey, ister pul olsun ister para ya da ne bileyim, kitap, kartpostal, kâset, cd, dvd, giysi, elektronik ıvır zıvır, bunların hepsi fazladan karton koli, fazladan dolap, raf, toz, alerji demek.

Tabii, taşınırken anan ağlıyor, o da cabası. Gittiğin yeni evde paketleri açıp raflara diziyorsun. Bir sonraki adrese taşınana kadar bir daha dönüp bakmıyorsun bile yüzlerine. Sonra yine paketliyorsun. Yuttuğun toz ve bel ağrısı da yanına kâr kalıyor.

Akıllı işi değil anlayacağın…

Galiba bu biriktirme tutkusu bir çeşit arıza. Bu arızanın nereden kaynaklandığını pek çözebilmiş değilim.

Firavunlar da ölürken bütün servetlerini kendileriyle birlikte mezara götürürler miş. Ama artık mezarlar tek kişilik, siz giderken biriktirdiğiniz her şey burada kalacak, yenge de muhtemelen kapıcıyı çağrıp hepsini apartman kapısının önüne yığdıracak.

Bakınız, bahar geldi, çiçekler açtı dışarıda. Kızlar lokum gibi. Paluze gerdanlar, gergef kıvamında göbekler, sütun bacaklar, tombul memeler, yuvarlacık popolar…

Benden herkese dost tavsiyesi, bırakın eski kitap tozu yutmayı, çıkın dolaşın azıcık. Hayat, ambar bekçiliği yaparak ziyan edilmeyecek kadar kıymetli.

Yorumlar

Evi boyatmaya karar verdiğimizde Samsun'lu ufak tefek bir boyacıyla anlaştık. Ertesi sabah eşyaları beraberce toplarken bana döndü, Canım abim ne kadar çok eşya var bu evde dedi. Bu kadar çok ıvır zıvır oksijeni emer nefes alamazsınız ha.

Ne kadar doğru söyledi bilge kardeşim. Az insan, az para, az eşya…

Levent Bozkurt - 22 Ekim 2014 (18:54)

diYorum

 

Durmuş Düşünür ve onun gibiler neler yazdı?

117
Derkenar'da     Google'da   ARA