Patronsuz Medya

Vatandaş, uyuma, başka dünya yok!

  Minimalist Necdettin - 20 Kasım 2009


Yaşadığımız dünyaya bir çekirgenin algı düzeyinden bakmıyorsak, ne kadar ciddi bir seçimle yüz yüze olduğumuzu bilmek zorundayız.

Bizi her gün 24 saat daha çok tüket diye programlamak için abanan sistemin telkinlerine rağmen, çok şükür ki gezegenimizin kaynaklarının sonsuz olmadığının farkında olan ve bunun gereğini kendi ölçeğinde yerine getirenler var ve sayıları gitgide artıyor.

Konuya katkı olsun diye kendi hayatımdan örnekler vereyim:

Biz (hane halkı) evimizden televizyonu kaldırarak başladık meselâ işe. Akşam yemeğinden sonra ya oturup kitap okuyoruz ya da sohbet ediyoruz. Bar bar bağıran ve yaldır yaldır kıpraşan televizyona bakıp durmaktan kat be kat olumlu bir vakit geçirme yolu olduğunu söyleyebilirim.

Çöpleri zaten yıllardır ayırır, ambalaj atıklarını ve çürüyüp kokuşacak organik çöpleri farklı poşetlere koyarak atardık. Hiç zor olmazdı. Şimdi bulunduğumuz bölgenin belediyesi bir proje başlattı ve bunu herkes için zorunlu hale getirdi. Süper oldu.

Yiyecekleri (ufak bir kırıntısını bile) asla çöpe atmıyoruz. Ertesi gün ısıtılıp yenemeyecekleri de genellikle birbirine katıp mücver yaparak değerlendiriyor ya da -uygun olanlarını- sokak hayvanlarına ikram ediyoruz.

Eve et falan aldığımızda altındaki strafor tabakları atmayıp biriktiriyor ve daha sonra bunları bu ikram işi için kullanıyoruz.

El yüz yıkarken ve duş alırken suyu insaflı kullanıyoruz. Temizlik konusunu abartmıyoruz. Meyve sebze yıkadığımız suları eviyeye değil bahçeye döküyoruz.

Çay ve maden suyu gibi organik içeceklerin artanlarını veya tortularını bitkilerin dibine, döküyoruz gübre niyetine.

Bulaşık makinesinde deterjan yerine arap sabunu, parlatıcı yerine de elma sirkesi kullanmaya başladık. Fena olmadı.

Kullanmadığımız eşyaları ve giysileri dolaplara hapsetmek yerine mutlaka ihtiyacı olan birilerine veriyoruz. Okunmuş kitapları da…

Bu tür duyarlıklara öf amaaan, ben uğraşamam diye tepki gösterenleri bencil -hatta ilkel- olarak gördüğümü ve ayıpladığımı da ekleyeyim, tamam olsun.

diYorum

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

122