Patronsuz Medya

Küresel ısınmanın sorumlusu kim?

  Durmuş Düşünür - 22 Kasım 2009


Bugünkü düzenin rakipsiz olduğunu ve hatta olabilecek düzenlerin en iyisi olduğunu savunmak, tecavüz kurbanının tecavüzcüsüne aşık olmasına benziyor.

Kapitalist düzen kendi yarattığı yıkımı allayıp pullayıp matah bir şeymiş gibi gösterecek tüm ikna araçlarına sahip. Muazzam bir reklam bütçesinin yanı sıra bu palavralara tüm kalbiyle inanıp, içselleştirip, sistemin gönüllü birer savunucusu haline getirilmiş mağdurlar da var.

Bir gün yeryüzündeki tüm sular kirlendiğinde ve tüm ekilebilir topraklar çölleştiğinde teknoloji hazretlerinin karşısında son bir kez secde edip bize yeni bir yerküre yarat yâ rab diye niyaz etme hakkımız saklı tabii ki.

* * *

Meselenin bir diğer yanı da küresel ısınmanın olası sonuçları.

Hollanda'da daha şimdiden direkler üstünde duran ve suların yükselmesinden etkilenmeyecek bir inşaat teknolojisi uygulanmaya başladı bile.

ABD, Rusya, Kanada, Danimarka gibi bazı ülkeler, kuzey denizindeki buzların erimesiyle yeni ticaret yolları -ve daha fazla para- kazanacaklar.

Rusya, Sibirya'daki sürekli don durumunun sona ermesi, yani donmuş topraklardaki buzun erimesiyle yeni maden alanları kazanacak. Ama donmuş toprağın altında sıkışıp kalmış metan gazı bu vesileyle açığa çıkar ve atmosfere karışırsa, Küresel Isınma daha da hızlanacak.

Belki İngiltere ve diğer Kuzey Avrupa ülkeleri iklimlerinin biraz daha ılımanlaşmasıyla daha uzun yaz mevsimleri yaşayacaklar ve tatil için buralara gelmelerine gerek kalmayacak.

Bu tür nedenlerle, yukarıda saydıklarım ve diğer bazı Kuzey ülkeleri küresel ısınma ve iklim değişikliğinin zararı kadar kısmî faydalarını da görebilecekler.

Ama başta Hindistan olmak üzere, Afrika kıtası ve Türkiye, Yunanistan, İspanya gibi orta kuşak ülkeleri havalar ısındıkça çok ağır bedeller ödeyecekler. Hindistan'ın büyük bir kısmı çölleşecek. Halkının çoğunluğu -muhtemelen- açlık ve susuzluktan kırılacak (al sana radikal nüfus planlaması).

Türkiye de bu çölleşmeden nasibini alacak. Konya ovası şimdiden çölleşme yolunda. Tuz gölü yok olma noktasına gidiyor. Orman yangınları ve seller -ve erozyon- her geçen yıl artıyor.

Klimanjaro'nun -meşhur- karları daha şimdiden eridi bitti. İlkbaharda çağıldayan ırmakları artık unut gitsin.

Grönland'ın buzulları tümüyle erirse -ki endişe verici bir hızla eriyip okyanusa karışıyor zaten- deniz seviyesinin küresel ölçekte 7 metre yükseleceği hesaplanıyor. Bu durumda yeraltındaki su kaynakları da tuzlu suyla karışacak. Bu da tüm kıyılarda toprağın tuzlanması ve tarımın ölmesi demek. Ilıman Gulf Stream akıntısı artan bu tatlı buzul suyu nedeniyle tehlikede.

Daha sayayım mı?

Bütün bu hızla gelişen olumsuzluklara rağmen hâlâ sırf okuduğu gazetenin Bilim-Teknik ekindeki birkaç sabit fikirli profesör öyle yazıyor diye Küresel Isınma palavra, müstevlilerin kirli emelleri var türünden ezberlerle tartışmayı renklendiren insanlara Allah'tan akıl fikir zihin açıklığı niyaz ediyorum.

diYorum

Durmuş Düşünür neler yazdı?

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

105