Patronsuz Medya

Bisiklet

Orhan Dirim - 8 Haziran 2020  


Bisiklete binmek denge işidir. İşin sırrı dengede bazen yalpalasan da gidonu düz tut, pedala bas; gerisi kendiliğinden gelir.

Denge, hareket halindeyken, yani bisikleti sürdüğünüzde sağlanır. Dengede kalabilme ve hareket halinde olmak birbirine zıt gibi görünse de bisiklet bu iki işlevi uyumla sağlar. Bisiklete binmek pedala bastıkça düşmemek için bedeni kullanarak direnmedir. İradeniz ve kas gücünüzle sürüşü sürdürebilmektir.

Bisiklet kullanmak çevreci bir eylemdir. Ormanlık alanların tahrip edildiği, parkların, açık alanların gitgide azaldığı, beton yığınlarının, gökdelenlerin arttığı, hava koridorlarının yok edildiği, betonarme yapıların şehirlerde ısı alanları oluşturduğu, grinin yeşile egemen olduğu ortama, vücudunuzla direnmedir. Doğa ile bütünleşme özgürlüğünüzü bisiklet binerek kullanabilirsiniz.

Kullananı yolcusu motoru hep aynı (onu kullanan insan) olan bisiklet fosil yakıt kullanabilir mi? Hayır, fosil yakıt ürünleri kullanmaz. Bisiklet çevrecidir. Çevre duyarlığınız var ise, petrol türevlerine karşıysanız, çaresi ulaşımda bisiklet kullanarak sessiz bir çığlık olmaktır.

Bisiklete binme, yağları yakarak kalori harcatıp kaslarınızı güçlendirir. Kısacası, kendi yağınızla kavrulursunuz. Bisiklet başkasına zarar vermez; özellikle kullanıcısına fayda sağlar. Günlük hayatın stresinden uzaklaştırır. Bisiklet cana can katar. Bireysel sağlığa da katkı verir.

Belediyeler, sağlık için bisiklet sürüş günlerini özendiriyor. Doktorlar şu üç spordan birinin yapılmasını öneriyor. Yüzme, yürüme, -özellikle de- bisiklete binme. Birleşmiş Milletler 12 Nisan 2018 tarihinde 3 Haziran'ı Dünya Bisiklet Günü ilân etti. 3 Haziran, kâinatın en 'eşitlikçi' aletinin günü kabul edildi.

Doğa sevginiz depreştiyse, şehir hayatının kalabalığı, gürültüsü, karmaşası, trafik yoğunluğu canınızı sıktıysa, şehirden kaçış planınız var ise, çözüm; bisikletinizin pedalını daha çok çevirmek, hızla şehirden uzaklaşmak olmalı. Beygir gücünden vazgeçip kas gücüne geçerseniz en iyi alternatif tabii ki bisikletle yolculuk yapmak. Otomobil ile arasındaki fark; otomobil paranızı yakar, yağlarınız sizde kalır, bisiklet yağlarınızı yakar, paranız sizde kalır.

Bisikletin toplumsal faydasını da görmezden gelemeyiz. Toplu taşımadaki yoğunluk, trafik sıkışıklığı, yolda harcanan boşa geçen zaman… Bisiklet hepsini önler.

Gelişmiş ülkelerde evden işe veya okula, şehir içi gidilecek yerlere doğaya uygun ulaşım aracı olarak bisiklet tercih edilir. Bisiklet ömre ömür katar.

Sloganımız şu: İki teker dört tekerden iyidir.

Ormanda, parkta, sahilde, tatil yörelerinde, şehir içinde bisiklete binen sayısı çoğaldıkça, yayalar ve diğer sürücüler bisiklet ve sürücüsüyle karşılaşıyor, tanışıyor. Bisiklet kullananlara trafikte başka dünyaların insanı ve aracından dolayı aciz, zayıf, alay konusu olma dönemi de gerilerde kalıyor.

Bisiklet binmeme ön yargısı kırılıyor. Bisiklete binmenin ayıp sayıldığı, çocukların oyun ve eğlence aracı kabul edildiği, ciddi insanların, yetişkinlerin kendilerini küçük düşürücü bir işlev gördükleri dönemden bu günlere geldik. Sanayileşen toplumların, kentlere sıkışan, yalnız bireyleri, doğanın tahribini, çevre kirliliğini, iklim değişikliğini yaşadıkça, değer yargıları değişiyor bu sosyal ve ekonomik şartlar altında bisiklet yeniden keşfediliyor. Bisikletliye anlayışlılık ve saygı artıyor.

Yazlığa gidenler, tatile çıkanlar, yollarda araçlarının arkalarında, karavanlarının bagajlarında bisikletlerini de taşıyorlar. Artık bisiklet; ulaşım, eğlence, spor aracı, iki ve üç tekerlekli çeşitleri kullanılıyor. Hatta katlanır bisiklet, şehir bisikleti, yol bisikleti, dağ bisikleti, tur bisikleti çeşitleri bilinir ve binilir oldu.

Bisiklet kullanıcısı, başka sürücülerden gelecek tehlikeye karşı kendini sakınmak için fosforlu giysi giyiyor, kask takıyor. Geceleri far ve reflektör kullanarak, trafikte diğer araç kullanıcılarının onu görmesini sağlıyor.

Karar sizin. Bisiklet gezginliği, şehirler arası, ülkeler arası uzun mesafeleri içerir. Kendini bu konuda geliştirenler Avrupa turu, Dünya turu bile yapıyor.

Bisikletin sporunu tanıtan dünyaca önemli turlar; İtalya'daki Giro, Fransa'daki Le Tour, İspanya'daki Vuelta üçer hafta süren yarışlar. Fransa Bisiklet Turu, Dünya Futbol Şampiyonası ve Olimpiyatlardan sonra dünyada en fazla seyredilen üçüncü büyük spor organizasyonu.

Bizdeki karşılığı, her yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı Türkiye Bisiklet Turları.

Belediyeler, bisiklet kiralama alanları tespit edip kredi kartı ödeme karşılığında şehir içinde kiralama hakkı tanıyorlar. Özel bisiklet yolları yapıldı, yapılıyor. Bir de otomobiller bu yolları park yeri olarak kullanmasa…

Sevindirici haber 3 Kasım 2015 tarihinde geldi. Bisiklet yönetmeliği yayımlandı. Bisiklet yolları, bisiklet istasyonları ve bisiklet park yerlerinin planlanması, tasarlanması, yapılması ve işletilmesine ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlendi. Yolların rengi mavi oldu.

Son olarak, uyarım şudur; Bisiklet durduğunda inmezseniz, düşersiniz.

Yorumlar

Yazınızı okuyunca ben de bir hayal kurdum ve otomobili hayatımdan çıkarıp bisikletle işe gidip gelmeyi düşündüm. Ama yaş oldu 46, bu saatten sonra bisiklete binmeyi öğrenebilir miyim, öğrenebilsem de o trafikte kullanmayı becerebilir miyim, emin değilim.

Seyhan Can - 13 Haziran 2020 (11:23)

Yıllar önce okuduğum bir yazıdan aklımda kaldığı kadarıyla, fizikçiler bisikletin nasıl olup da iki tekerlek üzerinde dengede durabildiğini açıklamaya çalışmışlar. Bazı mantıklı açıklamalar yapılabilse de hiç biri üzerinde fikir birliği sağlanamamış. Hatta acaba bir biçimde ideal bir form mu ortaya çıktı diye düşünüp, kastî olarak orantısı bozuk, eğri büğrü prototipler yapmışlar, onlarda da pek denge sorunu görülmemiş.

Yani alt tarafı bisiklet deyip geçmemek lâzımmış, meğer ne incelikler varmış o basit alette.

Sait Erdinç - 14 Haziran 2020 (19:03)

Spielberg'in Dünyalar Savaşı filminde yeryüzünü istilâ eden yüksek teknolojili uzaylılar da girdikleri boş bir evdeki duvara dayalı bisikleti şaşkınlıkla inceliyor, akıl sır erdiremiyorlardı. O sahnedeki espriyi yukarıdaki yorumu okuyunca daha iyi anladım.

Nihat Şerifoğlu - 15 Haziran 2020 (13:09)

diYorum

 

Orhan Dirim neler yazdı?

87
Derkenar'da     Google'da   ARA