Patronsuz Medya

Metin Kurt ve halkımız

Bülent Karaköse - 1 Mayıs 2022  


Neredeyse tanıştığımız günden öldüğü güne kadar her 1 Mayıs arifesinde telefonda sesini duyurur, yarı ironik yarı mağrur ses tonuyla komutunu verirdi:

- Halkımız!
- Buyurunuz amirim…
- Yarın bizim kortejde saf tutuyoruz!
- Mesaj alınmıştır amirim!

Telefondaki yüksek volümlü sesin sahibi sevgili abim Metin Kurt'tu elbette. Galatasaray ve Milli Takımın eski futbolcusu Metin Kurt… Futbol borsada değil, arsada oynanır sözünü biz fanilerin kulağına küpe yapan Metin Kurt; Spor Emekçileri Sendikası (Spor-Sen) kurucusu ve başkanı Metin Kurt; en parlak yıllarında aldığı milyarlık reklam tekliflerini elinin tersiyle iten Metin Kurt… Sportmence'nin ve Evrensel gazetesinin kurucusu ve şefi Metin Kurt…

Evrensel gazetesinin kurulduğu yıllarda gazetenin yöneticilerinden olan karikatürist İsmail Gülgeç, spor sayfasında çizmem için sayfanın editörü Metin Kurt'a önermiş, böylece başlayan dostluğumuz dayanışmamız ölünceye kadar sürmüştü.

Metin Kurt'la tanışmamız kolay olmamıştı.

Dibe vurduğum doksanlı yıllar, Beyoğlu'nun arka sokaklarında alkolle duş aldığım yıllardı ve haliyle Metin Kurt beni Beyoğlu'nun izbe meyhanelerinin birinde arayıp bulacak, çıkacak olan gazeteye spor çizeri olarak götürecekti…

Doksanlı yılların başında çıkardığı ve yayın yönetmenliğini yaptığı aylık gençlik ve spor dergisi Sportmence'nin sadece kapaklarında değil, iç sayfalarında da karikatürlere bolca yer vermişti…

Evrensel'de çizdiğim spor karikatürlerinin esprilerini çoğunlukla kulağıma o sufle ederdi… Evrensel'in birinci sayfa çizeri olmamı da sağlamıştı… Çizdiğim bir Bizim Çöplük karikatürünün gazetenin birinci sayfasına taşınmasına sebep olmuş, spor karikatürcülüğünden birinci sayfa karikatürcülüğüne terfi etmiştim…

Aramızda sıklıkla yinelediği esprilerinden biri de toplandığımız her mecliste senin yüzünden alkolik oldum deyişiydi… Haklı yanı var mıdır bilmiyorum ama beni üç ay boyunca Beyoğlu'nun arka sokaklarında arayıp bulma serüveninin kendisini alkol sever yaptığını yineler dururdu…

Metin Kurt'un renkli kişiliğini, hayata devrimci duruşunu, insancıllığını yazarak burada gevezelik etmeyeceğim. Meraklısı, Vecdi Çıracıoğlu'nun Metin Kurt'u anlattığı Gladyatör isimli kitabına göz atabilir…

Siz kitaba göz atarken, ben dünyanın romantik en güzel devrimci abisi Metin Kurt'un telefonunu özlemle bekliyor olacağım:

- Halkımız!
- Buyurunuz amirim…
- Yarın bizim kortejde saf tutuyoruz!
- Mesaj alınmıştır amirim!

Yorumlar

Yazıyı okuduğumda, Metin Kurt'un yaşamını yitirdiği günlerde hakkında yazılan bir yazıyı anımsadım. Metin Kurt'un kişiliğini, düşüncelerin çok iyi anlatan yazılardan birisi olduğunu düşünürüm.

Yazıyı buldum internette. Metin Tükenmez'in Cumhuriyet'te gazetesinde yazdığı bir yazıydı.

Antrenör - futbolcu ilişkileri konulu tezi konusunda danıştığı adaşı, Metin Tükenmez'e şöyle diyordu:

Bak Metin kardeş, Türkiye'de teknik direktörlük yoktur, teknik diktatörlük vardır. Futbolcular köle, yöneticiler ve teknik direktörler onların üzerinde baskı kuran diktatörlerdir. Yöneticiler ve antrenörler futbolcuların yaşamlarını saha sınırları içine hapsederler. Önce futbolculara insan olduklarını duyumsatmalı ve bu hapishaneden yaşamın içine çıkarmalıyız. Sonra da diktatörlerin baskısını kırmalıyız. Başka türlü oyuncu antrenör ilişkileri sağlam bir temele oturtulamaz.

Futbol oynarken, futbolcuların hakları için sendikal faaliyetler yürüttüğü için dışlanan ve deyim yerindeyse istenmeyen adam ilân edilen Metin Kurt gibi başka örnekler de mutlaka vardır. Ama sayılarının çok az olduğunu ve durumlarının hiç iyi olmadığını ön görmek sanırım yanlış olmaz.

Üzücü değil mi?

Ne güzel bir hatırlama yazısı olmuş. Kaleminize sağlık Bülent Karaköse.

Melih Özel - 11 Haziran 2022 (10:49)

Teşekkür ederim Melih Bey.

Bülent C Karaköse - 18 Haziran 2022 (16:46)

diYorum

 

132
Derkenar'da     Google'da   ARA