Patronsuz Medya

Sahibinden satılık deniz manzaralı genler

  Alper Uzun - 18 Temmuz 2009


Sahibinden satılık genler. Mutasyona uğramamış, her bünyeye uyumlu gen setimi satıyorum. İlgilenenlere duyurulur… Doktordan satılık, hastalıksız gen… 20 yaşındaki gençten alzheimer-sıfır gen… Genlerim çalınmıştır, kullanmayı denemeyin, tehlikeli mutasyonları var…

Yakın gelecekte elektronik mürekkeple yazılmış LCD tadındaki ama kâğıt inceliğindeki gazetelerin ilân sayfalarında incecik sütunlara bu şekilde ilânlar verilecek mi acaba?

Elele verirsek, hayal gücümüzün de katkısıyla örnekleri çoğaltabiliriz.

Artık pek çok canlının genomunu (organizmanın genetik yapısı) biliyoruz. Bu yüzyılın başında kendi genomumuzu çözmemiz bizi heyecanlandırdı. Diğer canlıları da sıraya soktuk. Teknolojinin özellikle de bilgisayarın ve de moleküler biyoloji tekniklerinin gelişmesi, gen analiz hızımızı çok arttırdı.

Nasıl ki milattan önceki zamanlarda telefonlarımız kabloları ile duvara bağlıyken ve çaldığında ailedeki herhangi birimiz için olabileceği ihtimali ile heyecanla ona doğru koşmamıza sebep olurken, cep telefonlarının çıkması ise bu duruma kesin bir bireysellik kazandırdı. Arayan kişi hani tam da size, ama başkasına değil, tam size ulaşabilme imkânını buldu ya. İşte bu galiba bireyselliğe adım atışımızın en güzel örneklerinden biri.

Bu güzel örneğe sonrasında daha başkaları da katıldı. Artık arabanıza bindiğinizde size özel ayna ve koltuk ayarlarınız sadece bir düğme uzaklığında. Hatta bireysel bankacılık bilmemnesi filân da başladı galiba.

Burada kalmaz ki, hizmette sınır yok, aynı şekilde insanın yapamayacağı şey de yok. Yeter ki işin içinde para ve bilumum çıkar hesabı olsun.

İnsan genom projesinin 2003 yılında tamamıyla bitirilmesi yeni kapıları açtı. 3 buçuk milyar nukleotidin ve yaklaşık 30 bin genin olduğu bu sistemi çözmeye gelmişti sıra. Hangi genler ne iş yapıyordu? Birbirleri ile ilişkileri nasıldı? Meselâ kanser gibi illetlerin gen mekanizması ya da şebekesi nasıldı? Daha birçok soru var ve daha olacak da.

Bunlar tüm insanlığı ilgilendiriyor. Peki sizin bizzat kişisel genomunuz ne alemde? Hiç merak etmez misiniz? Arkadaşlarınıza yeni aldığınız bilgisayarın konfigürasyon özelliklerini sayarken ya da yeni aldığınız arabanın kaç ileri kaç geri vites olduğunu ballandıra ballandıra anlatırken. Bizzat ve taa en başından beri sahip olduğunuz vücudunuzun genetik özelliklerinin kaç ileri kaç geri vitesi olduğunu bilmek istemez misiniz?

Bu aralar öyle bir yarış başladı ki ardı ardına şirketler kuruluyor, bireysel genom analizini gerçekleştirmek üzere. Bu alanda öylesine bir gelecek var ki, kimi çok meşhur üniversite profesörleri birden fazla şirketin ortağı ya da kurucu üyesi.

Bireysel genomunuzu öğrenmek isterseniz biraz pahalıya patlıyor şu günlerde. Evet yine para işin içinde. Bir kişinin genom analizi şu sıralar kimi şirketlerde 30 bin dolara mal olurken kimilerinde 90 bin dolara mal olmakta. Elbette bu fiyatlar ile herkese ulaşmaz bu imkân. Fakat teknolojideki hız, baş döndürücü. 2013 yılına kadar rakamların öyle bir ineceği tahmin ediliyor ki, 1000 ilâ 5000 dolar arası lâfları geçmekte. Benim şahsî fikrim, zamanla bu fiyatın çok daha aşağılara ineceği. Yani tıpkı rutin kolesterol ölçümü gibi olacak.

Meselâ, hayatımızın vazgeçilmezi Google'ın ortaklarından Sergei Brin'in karısının kurduğu şirket de gen analizleri yapıyor. Onlarınki tam kapsamlı genom analizi şeklinde değil. Bir hastalık profilleri var; yaklaşık 116 çeşit hastalığa bakıyorlar. Bu hastalıkların gen analizini yapıyorlar size. Hem de öyle binlerce dolara değil, 100 dolardan başlayan fiyatlarla. İleride elbette burada durmayacak ve onlar da tam genom analizi yapacaklardır. Unuttum söylemeyi, hatta soy ağacınızı filân da çıkarıyorlar.

İşin ticarî yönünü boş verin, daha da önemli bir nokta var. Sonuçta her müşterinin örneği bu şirketlerin veri bankasına giriyor. Dolayısı ile hem nümuneler toplanıyor hem para kazanılıyor ve de geleceğe yatırım yapılıyor. Toplanan genetik materyaller elbette halk ile paylaşılmayacak ama şirketlerin kendi içindeki veri bankalarında analizler için tutulacak. Siz birey olarak sadece kendinizi bilirken bu şirketler binlerce kişiyi bilecek. (Genlerin patenti ise söz konusu değil. Bu konuda içimiz rahat. Ama sentetik genler çıkarılamaz mı? Ya da gen terapileri yapılamaz mı? Bunlar elbette patentlenir.)

Bu durum aslında, tıpkı Facebook misali, siz arkadaşlarınızı topladıkça ve bağlantılarınızı kurdukça mutlu olurken, şirketin elinde koskoca bir harita olacak; üstelik, bu seferki genom değil, sosyal bağlantılarımızın haritası. Kim kiminle ilişkili ne tip profil ve arkadaşları var derken, ellerinde inanılmaz değerde bir bilgi veritabanı oluşacak.

Bilgi çağında bilgiyi kullanmaktan daha güzeli olabilir mi zaten?

Yorumlar

Çok yakın bir gelecekte genetiğe karşı ciddi bir talep patlaması olabilir gerçekten. Belki de ileride elektronik nüfus cüzdanlarındaki çiplere DNA haritamız bile yüklenebilir. Herpimiz cebinde DNA haritasını taşır hale geleceğiz. Hastalara verilecek ilâçlar hastanın karaciğer DNA'sına göre ayarlanabilecek, böylece olası yan etkiler önceden tespit edilebilecek.

Bu yazı yakın geleceğimize ışık tutması bakımında çok güzel olmuş Zaten ABD'de şu an en popüler iş alanları internetten siparişle genom analizi yapılmasıymış.

Necmi Demir - 21 Temmuz 2009 (10:12)

Knome, Complete Genomics, 23andme, Navigenics, Decode internet uzerinden genom analizi ya da belli hastaliklar icin analiz yapan firmalardan bazilari. Size gonderdikleri kite tukuruk nümunenizi koyup onlara geri gonderiyor ve size analizlerini 4-6 hafta icinde geri gonderiyorlar. Internetin kullanim alaninin genislemesi ise ayri bir yazi konusu belki de. Tip, biyoloji alanindaki calismalar bilgisayar destegi olmadan olmayacak derken simdi internetsiz de olmayacak galiba.

Alper Uzun - 22 Temmuz 2009 (13:59)

Bir gazetede okuduğum haber sizin bu yazınızı aklıma getirdi. Bilim adamlarının yapay DNA naklettiği hücre -ve DNA- yaşamaya devam etmiş hatta çoğalmış.

Bu durumda yazınızda bahsettiğiniz DNA'sı güzel kuşaklar pek uzak bir ihtimal gibi gözükmüyor. Ne dersiniz?

Mine - 21 Mayıs 2010 (13:06)

Selamlar Mine, bu çalışmayı dün, ben de yayınlandığı dergide (Science) ve de New York Times'da da haberini okudum.

Haberde kimi bilim adamları bu çalışmayı gösteriş yapmak olarak görürken, kimileri de iyi bir adım olarak görmekte. Aslında yapay yaşamların üretilmesi için önemli bir adım. Ama daha önemli bir aşama var o da genler arası trafiği ortaya iyice çıkarmak. Hangi gen, hangi genlerla bağlantıda şeklinde, bunun çalışmaları çok iyi gelişiyor. Bununla paralel olarak herhalde yapay organ yapılması ise hayatımızı en pozitif şekilde etkileyecek kısmı olacak.

Sevgi ve selâmlarımla.

Alper Uzun - 21 Mayıs 2010 (17:28)

diYorum

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

134