Patronsuz Medya

Neanderthal ve biz

  Alper Uzun - 28 Eylül 2008


Şu kısacık hayatımızda bizim için dakikaların saniyelerin bile önemi var, ama farkında değiliz çoğu zaman. Tıpkı bu satırları yazarken ve okurken farkında olmadığımız gibi.

Büyük ihtimalle onlar da farkında olmadılar.

Bugün artık elimizde bir takım kemikleri var ve oradan da ulaşılan DNA'ları.

Kimden söz ettiğime gelince, Neanderthal ya da Homo Neanderthalensis (veya Homo Sapiens Neanderthalensis) ismiyle anılan ve tarih öncesindeki en yakın akrabalarımızdan bahsediyorum.

Fosil kayıtlarına dayanılarak yapılan çalışmalarda dört yüz bin yıl öncesine dek varlıkları belgelenmiş. Otuz bin yıl önce ise yok olmuşlar. Avrasya'da yaşamışlar.

Demek ki neredeyse dört yüz bin yıl boyunca yeryüzünde var olmuşlar!

Zamanda yolculuk yapsak ve dört yüz bin yıl geleceğe gitsek, nasıl bir ortam ile karşılaşırız acaba? Eğer canlı varsa ve hatta savaşlar, afetler insanoğlunu dünyadan silmemişse neler diyeceklerdir kimbilir bugünkü bizler için?

Belki de öylesine silinip gideceğiz ki yine kemikler ile mi idare edecekler varlığımızın kanıtlarını ortaya çıkarmak için? Dörtyüz bin ve hatta otuz bin yıl ileriyi ne yazık ki aklımda hayalini bile kuramıyorum.

Her şey olabilir. Hayat bu.

Fakat yapılan çalışmalar ile otuz bin yıl önce Neanderthal ırkının nasıl yaşadığı yavaş yavaş aydınlanıyor. Nasıl ki bizim (Homo sapiens, modern insan) gen haritamız çoktan çıkarıldıysa, aynı şekilde bu ırkın da gen haritası büyük ihtimal ile 2008 yılının sonunda bitirilecek.

Neanderthal demişiz bu ırka, kimbilir kendileri ne diyordu acaba?

Biz böyle diyoruz çünkü bundan 150 yıl önce insan benzeri kalıntılar Almanya'nın Düseldorf şehrine yaklaşık 15 kilometre mesafede Neander Vadisi yakınlarında bulundu. Böylelikle vadinin ismi de bu ırkın ismi oluverdi.

İşçiler kireç taşı çıkarırlarken denk gelmişler fosillere.

Acaba tesadüfler mi çok büyük yoksa dünya mı çok küçük?

(İstanbul yakınlarında bulunsaydı İstanbullu mu denecekti o zaman?)

Son yapılan DNA'ya dayalı çalışmalarda Neanderthal insanından MC1R geni izole edildi. Bu da bir takım bilgilere ulaşmamıza imkân veriyor.

Muhtemelen soluk (pastel) renkli bir tene sahiptiler ve kızıl saçları vardı. Bu bilgiler 2007 yılında bulundu ve yine muhtemelen yüzlerinde benekleri çilleri vardı. Soğuk iklimlerde pastel renkli tenlerinin daha fazla güneş ışığı çekmesi daha rahat yaşamalarına imkân veriyordu.

Sizce bizler günde ortalama kaç kaloriye ihtiyaç duyarız hayatımızı normal şartlarda yaşayabilmek için?

Evet aynen öyle! 2000 kalori civarı filan.

Neanderthal kadını ile güreş filân yapsak acaba bizi on kere tuş eder miydi?

Bence ederdi.

Neanderthal erkeği günde 5000 kaloriye ihtiyaç duyarken, kadını da 4000 kaloriye ihtiyaç duyuyordu. Çünkü çok hareketli bir hayatları vardı, dolayısı ile enerjiye fazlası ile ihtiyaç duyuyorlardı.

Erkekleri yaklaşık 165 cm boyunda ve 80 kg civarında, tıknaz yapılıydı. Her iki cinsin de kolları ve bacakları kısaydı, bu da vücut ısısının daha rahat kontrol altında tutmalarını ve ısı kayıplarını azaltıyordu o soğuk iklimlerde.

İki yüz bin yıl boyunca Avrasya da yaşadılar. Yaklaşık otuz bin yıl önce de ortadan kalktılar. Nedeni tam bilinmiyor ama tahminen modern insanın gelişi ve hava/iklim koşullarının soylarını kuruttukları düşünülüyor.

İnanılmaz bir tarih var şu yaşadığımız dünyada ve ne uygarlıklar nasıl yaşamış bunlar hep yarı kurgu yarı gerçek kalacak gibi görünüyor.

Neanderthal insanı ile aramızda genlerimiz binde beş (yüzde yarım) farklılık gösteriyor. Gen haritalarının tamamlanması ile karşılaştırma yapabilecek, farklılık ve benzerliklerimizi tespit edebileceğiz. Meselâ modern insanın evriminde beyin gelişimi, dik yürüyebilme ve karışık lisanları nasıl meydana getirebildiğimiz daha da açıklığa kavuşacak belki de.

FOXP2 isimli gen konuşma ve lisan yeteneğine katkıda bulunmakta ve sadece beyinde değil yüz sinirlerinin yüz kaslarını kontrol etmesinde de etkili. Bu genin Neanderthal insanının DNA'sında saptanması gelişmiş bir lisana sahip olup olmadıkları konusunda fikir vermeye yardım etmesi gibi ya da bir takım sesler çıkararak birbirleri ile anlaşabilme ihtimallerinin olup olmadığını da ortaya koyuyor.

Soru işaretleri çok ama her adım bir sonrakini aydınlatıyor. Dile kolay dört yüz bin yıl varlıklarını sürdürmüşler, iki yüz bin yılı Avrasya'da geçmiş.

Kısacası, onların bu dünyada bir zamanki varlıklarının sırları bir bir çözüldükçe bizim gelişimimizin de cevapları olacak.

* * *

Kaynaklar:
National Geographic, Ekim 2008.
Nature, Vol 444 16 November 2006. Analysis of one million base pairs of Neanderthal DNA.
Curr. Biol., 16, R400-R402 (2006). Revisiting Neanderthal diversity with a 100, 000 year old mtDNA sequence.

diYorum

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Hayat Hayvanlar Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Kariyer Kedi Kemalizm Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nostalji Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Spor Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

83