Patronsuz Medya

Sokak hayvanları


Geçen akşam yolda yürürken tesadüfen gördüğüm bir olay beni ürpertti. Bir sokak kedisi çöpe atılmış bir hazır mama kutusunun içine kafasını o kadar sokmuştu ki, kutu bir fanus gibi tamamıyla yüzüne oturmuş çıkmıyordu. Zavallı hayvan boğulmak üzereydi, kendini yerden yere savuruyordu. Bütün gücümle çekerek ancak çıkarabildim kutuyu.

Düşünüyorum da, ben oradan yarım dakika önce (ya da sonra) geçseydim o pisicik pisi pisine ölecekti.

Mesajım evinde hayvan besleyenlere: lütfen çöpe attığınız kedi ya da köpek maması kutularının ağzını biraz eğerek atın ki zavallı hayvancıklar kutunun dibinde kalan o iştah açıcı koku yüzünden buna benzer durumlar yaşamasın.

Mestan - 24 Temmuz 2001

* * *

Yaav, niye Sokak hayvanları konusunda hiç lâf etmiyorsunuz? Bu hayvanlar (Sokak hayvanları) sizin dikkatinizi çekmek için mutlaka sokaklarda tiner mi koklamalı?

Mestan - 3 Ağustos 2001

* * *

Sokak hayvanları sağlığımız için tehlike yaratıyor. İtlâf edilsinler diyemeyeceğim ama hiç değilse toplanıp uzak bir yerlerde yalıtılsalar hiç fena olmayacak.

Hasan Saka - 16 Mayıs 2008 (13:17)

Halk sağlığı konusunda endişeli sevgili Hasan ne hikmetse sokak hayvanı diyerek ötekileştirdiğimiz diğer canlılar aslında insanlardan daha temiz ve çevreleri ile daha barışıktır. Eğer ki onlar bu halde iseler bu onların kabahati değil aksine biz insan denen güruhun günahıdır. Ben de şahsen Sevgili Hasan Bey gibilerin toplanıp mümkünse başka bir yerde değil başka bir gezegende yalıtılmalarını istiyorum, ama bunu derken de üzülüyorum Hasan Bey gibilere değil diğer gezegenin başına geleceklere tabii ki.

Mahallenin Kedisi - 1 Haziran 2008 (12:54)

Bizim evin önünde minik bir kedi yavrusu buldum. Aç heralde yavrucak. Eve alamam, çocuğu tırmalamasından korkarım, ama yazık, hiç değilse sokakta besleyeyim diyorum. Ne yedirmem gerekir bilemiyorum. Bir tabak süt verdim ama bir iki yaladıktan sonra bıraktı. Bu hayvanlar yemek artığı yer mi?

Saadet Derin ~ 26 Kasım 2008 (14:23)

Sokakta rastlanan kedilere nedense ilk akla gelen süt vermektir. Oysa fazla süt hayvanı ishal yapar. Zaten yavru kedinin içebileceği süt miktarı da olsa olsa bir fincan. Sokağa konulan bir tabak süt yarım saat sonra bozulmaya başlar ve hayvan onu içmez. İçse de bağırsakları bozulur.

Eğer yavru çok küçük değilse yapılacak en iyi şey, günde iki kez bir çay tabağı kuru mama vermektir. Ama market maması değil de veterinerden alınmış kaliteli mama verilirse daha iyi olur. Şekerli gıdalar zararlıdır, verilmez.

Ve tabii su. En önemlisi budur. Sokak hayvanlarının en çok ihtiyaç duyduğu şey, temiz içme suyudur. Kapınızın önüne koyacağınız ve sık sık tazeleyeceğiniz bir su kabı, hayvanlara yapılacak en büyük iyiliktir.

Bir de -mümkünse- bir veteriner çağırıp hayvana parazit aşısı yaptırmakta büyük yarar var. Özellikle de yavru kedilerde çok parazit olur ve düşürülmezse ölümüne sebep olabilir.

Sokağa balkondan pencereden yiyecek atmaksa tavsiye edilmez. Hem pislik olur, hem de onu hangi hayvanın yiyeceğini bilemezsiniz. Genellikle en besili hayvanlar kapar o yiyecekleri, zaten aç olan gene aç kalır.

Hayvan Dostu ~ 27 Kasım 2008 (9:34)

Saadet Hanım, bence siz o kediyi eve alın. İnanın, psikolojinizin değiştiğini göreceksiniz. Korkmayın, çocuklara hiç bir şey olmaz.

Atakan - 27 Kasım 2008 (03:34)


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 6886


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Nedamet edebiyatı

Ali Türkan

Niye konuşsunlar ki? Konuşunca, derin devletten önce, "o kafa" dikilmedi mi karşılarına? Ve gene dikilmeyecek mi? Çünkü onlar, "mare nostrum" olamadılar. Çünkü ileri gittiler, hadlerini aştılar.  Devam


Dünyaya sömürgecinin gözüyle bakmak

Fikret Başkaya

Yazık ki, emperyalist odaklı ideolojik kurgular, sanki her zaman her yerde geçerliliği olan, hikmetinden sual olunmaz bilimsel hakikatlermiş gibi sunuluyor ve Üçüncü Dünya'nın beyinleri esir alınmış 'bilim erbabı' ve ' aydın' denilen diplomalılar taifesi tarafından da tartışmasız doğrular olarak kabul ediliyor.  Devam


Zen ve televizyon seyretme sanatı

Necdet Şen

O televizyona daha fazla bakmamalıymışız. İyi ama, ben bakmazsam sen bakmazsan biz bakmazsak, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa? Hem bakmayalım da, o reklamlarda kakışlanan onca şeyi kim satın alsın?  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi

© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  255 - 11 - 1424 - 1511


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©