bir, sabah, uyanıp, evinizin, içinde, yavru, kedi, ile, karşılaştınız mı?
biz karşılaştık.
o zamanlar ben lise tahsilime devam etmekteyim. evin nüfusu 7, rakım 1 m... kardeşlerimin 3'ü benden daha küçük, (yekün 5 kardeşiz) öteki de benden bir yaş büyük ablam. ve ikisi de benden epey büyük olan annem ile babam...
evimiz, küçük, bahçeli bir ev. yaz ayları... kapı-pencere açık atıyoruz. (demek ki o zaman hırsızlık olayları yokmuş... hayret?)
evin en erken kalkanı benim. o nedenle de, gece meydana gelen gelişmelerden en önce benim haberim oluyor.
o sabah çok ince tonda bir "miyaaavvv" sesi ile uyanıyorum... odanın içinde, orta yerde bir kedi dolanıp duruyor. ne çok küçük, ne de çok büyük. tam sevilecek kıvamda!
hani olur ya... beyaz, turuncu ve siyah renklerin kendi dağınıklığında serpiştirildiği desende bir kedi.
Çok şirin...
beni izleyen dakikalarda kardeşlerim uyanıyor... özellikle küçük kardeşlerim bayılıyorlar bu davetsiz misafire. bir küçük yumak bulunup getiriliyor, atılıyor minik kedinin önüne... bu kedilerin iki "yumuşak karnı" var herhalde! biri fare, ötekisi yumak. görünce kendilerinden geçiyorlar.
minik kedi, deliler gibi oynuyor yumakla! ve her hareketi ile daha da şirinleşiyor, daha da güzelleşiyor... kalbimize tırnaklarını daha bir geçiriyor. geçiriyor ki, söküp atamayalım oradan onu! (bence bu kediler çok sinsi, kurnaz ve de içten pazarlıklı!...)
derken ev ahalisinin tamamı, yeni güne ve yeni kediye merhaba diyor.
annem görür görmez kızmaya başlıyor! "atın onu dışarı! pis midir, arı mıdır!"
tipik çocuk mızırdanmaları, "n'oooooooluuuur!..." yalvarmaları...
sanki az önce bağırıp-çağıran kendisi değilmiş gibi... annem bir kaba süt koyup getiriyor... "acıkmıştır yavrucak yazık. içsin."
kediciğin evde kalması garantiye binince, isim arayışları başlıyor.
en küçük kardeşim, "minnoş" diyor... anında kabul görüyor bu isim.
ve... minnoş, ailemizin 8. ferdi olarak nüfus kütüğüne kaydını yaptırıyor minik patileri ve doyumsuz şirinliği ile.
gündüz, gece... artık her anımız minnoş'un şirinlikleri ile dolu.
"minnoş aşağı, minnoş yukarı"
"minnoş şunu yaptı, minnoş bunu yaptı"
ve en çok da, geceleri evimizin bahçesindeki lambaya gelen gece kelebeklerini avlamasına bayılıyoruz. bir oraya zıplıyor, bir buraya... ve yakalıyor da hınzır!
kendisini sevdiriyor, çok sevdiriyor... ama kesinlikle kucağa alınmaktan hoşlanmıyor! kendi halinde, özgür, bağımsız, müstakil bir kedi!
söylemeyi unuttum. minnoş dişi bir kedi.
gün geliyor... minnoş bir mart ayından, karnında bebelerle çıkıyor. çok seviniyoruz!
"minnoş'un yavruları olacak!"
bir sabah, annemin sinirli bağırıp-çağırmaları ile uyanıyoruz. annemin kirli çamaşırları koyduğu selenin içi minnoş'a doğum kliniği olmuş. kirli çamaşırlar daha da kirli artık! hem de nasıl! iyyyyk!
minnoş doğuruyor. biri siyah beyaz, ikisi kendi renginde 3 yavru. ama minnoş, özgür ya! özgürlüğünden yavruları için bile taviz vermiyor. bakmıyor yavrularına. çok geçmiyor, yavrular ölüyor.
minnoş, karlı dağdan serin! sanki o çocuklar onun değil!
ben ve kardeşlerim ziyadesi ile üzülüyoruz. ama en çok da annem! "ana yüreği" işte. biliyor yavrunun ne demek olduğunu. minnoş'a çok kızıyor. ama... her şeye karşın, sevmeye devam ediyor. "ana yüreği" dedim ya!
minnoş çok temiz, minnoş çok uslu! hiç bir yeri kirletmiyor, açıkta yemek görse gidip dokunmuyor...
onu çok seviyoruz.
ve...
bir gün minnoş'u göremiyoruz evde.
ertesi gün de...
ertesi gün de...
ve diğer günler de.
minnoş, geldiği gibi gidiyor. bize bir "miyav" bile demeden.
bu da bir minnoş öyküsü.
güzel günler herkese.
oncul - 7 Ağustos 2001
Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?
Mavra
Öfkenin demlenmişi
Ali Türkan
Beni asıl, işin başında hayallerinden vazgeçip "adam gibi" işlerin peşine düşenler ilgilendiriyor. Hayal kırıklığına uğrayanlar. Hani o nefis Küba şarkısındaki gibi, "yirmi kere hayal kırıklığına uğradıysan, yirmi birincinin hakkından da gelebilirsin" diyenler. Devam
Dünyanın yeni sorunu: Küresel ısınma
Seyit Balkuv
Karbon salımını düşürmek için alınacak en önemli, en birinci tedbir, daha az tüketmek, daha az tüketmek, daha az tüketmektir. Oysa bugün dünyadaki hâkim sisteme göre ekonomi çarkının dönmesi ancak artan veya en azından azalmayan üretim-tüketim hareketi ile oluyor. Devam
Medya starının seks videosu
Necdet Şen
Hiç olmazsa bugüne kadar kendi kişisel kariyeri uğruna insanların haysiyetlerini fazla önemsemeden bulduğu her çirkin görüntüyü tekrarlaya tekrarlaya yayınlayan ve yediği her herzeyi "bu haberdir" diye savunan medya starlarının semiz kıçından başlayarak yeni bir sayfa açalım. Devam
Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!
Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker
Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk
Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk
Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi
Öcalan'ın hedefi ne sizce?
Bütün amacı kendisini kurtarmak. Yaşamı karşılığında, kendisine dayatılan şeyleri yapıyor. Eğer İmralı'da kendisine 'şunu yap, bunu yap' denmese, dışarıda iki asker öldürüldüğü zaman Öcalan'ın ödü kopar. Ama şimdi kendisine çatışma dayatılıyor.
Hüseyin Yıldırım - Neşe Düzel (Taraf)
Bir sor Allah aşkına
Seyit Balkuv
Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz? Devam
Kırık Emekli General Hayatları
Ahmet Faruk Yağcı
Nesiller gelip geçiyor. Bunca emekli adam, bunca vatana hizmet gayreti beni yoruyor. Ey yetkililer! Siz siz olun beni dinleyin. Zararlı çıkmazsınız. Kendini Cipralex'e Lustral'e vurmuş emekli subay sayınız da yıllar içinde azalır. Devam
Trigger Happy
Deniz Türkoğlu
Kendini tehlikede (hatta yalnızca rahatsız) hissettiği ilk yerde tetiğe basmak ve tehdidi yok etmek üzere kodlanmış, hiç bir tehlike oluşturmayan durumlarda da tetiğe basma ihtiyacına dönüşmüş korkunç bir alışkanlığın adı. Devam
Hayat Oburu
Necdet Şen
Ya hakkaten ya! Hayat çok kısa, seçenekler sonsuz. Ben 99. maddedeyken listenin adı "ölmeden önce yapılması gereken 10.000 şey" diye değişir, yaya kalırım diye tırsıyorum. Devam
Etiketler
12 Eylül Aile Ali Türkan Askerlik Avrupa Bellek Beslenme Beyaz Türk Birey Bisiklet Bürokrasi Cem Karaca Cinsellik Çizgi Film Çizgi Roman Çocuk Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekmek Teknesi Ekonomi Ensest Erkek Felsefe Feminizm Gazete Genetik Güvenlik Hayvanlar Hedonizm Hızlı Gazeteci Hobi Hukuk Internet Kapitalizm Kedi Kemalizm Kent Konformizm Kürtler Masonlar Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mistisizm Mizah Mobbing Modernizm Münevver Müzik Nefret Nostalji Operasyon Oportünizm Otomobil Pazarlama Polemik Pornografi Portre Psikoloji Reklam Sanat Satanizm Seks Seyahat Sigara Sinema Siyaset Sokak Sosyalizm Sosyoloji Spam Spor Taassup Tabiat Takvim Tatil Teknoloji Televizyon Terör TIP Tiyatro Turizm Tüketim Toplumu Evlilik© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.

Yazı Boyutu
Büyük
Normal