Patronsuz Medya

Kalp rahatsızlığı

Cevriye Gençten - Aralık 2004

* * *

ani gelen çarpıntıyla birlikte, hızlı nabız atışı ve nefesin kesilecekmiş gibi olması asabiyete, üzüntüye ya da şaraba bağlı olabilir mi? nabzım dakikada 82 atıyor, kalbimin tam üstünde kısa süreli gaz sancısı türünde bir sancı oldu ama geçti. nefesim kesilecekmiş gibi bir duygu yaşadım. birkaç sene önce genel bir tetkikte ultrasonla kalbime bakılmıştı. doktor, kalp kapakçıklarımdan birinde kan sızıntısı olduğunu -daha rahat anlayayım diye böyle açıklamıştı sanırım- ama bunun ciddiye alınacak önemli bir şey olmadığını söylemişti. çarpıntılarımın bununla bir ilgisi olabilir mi?

* * *

Yanıtlar

Uzaktan doktorluk yapılamayacağı bir gerçek. Sakıncalı da. Ancak bir fikir verebilir. Öcelikle bir hekime muayene olmalısınız. Anlatımınızda bazı kopukluklar var gibi. Nabzınız çarpıntı hissi anında mı 82. Siz mi ölçtünüz? EKG niz çekildi mi? Kalbe ultrasonla bakılmaz. Ekokardiografi cihazı ile bakılır. Kalp kapakçıklarında kan sızıntısı yanlış bir anlatım.

Kalp kapakçığında kaçırma demiş olabilir. (Mitral valv prolapsusu). Ani gelen çarpıntı panik atak, asabiyet, üzüntü gibi nedenlere bağlı olabileceği gibi önemli kalp rahatsızlıklarında da olabilir. Kalbin otomatisitesi ve ritminin bozulduğu bu aritmi çeşitlerinin hepsi de doktor tanısı, tetkik ve tedavi gerektirir. Alkol veya şarapla -beraberinde ilaç alımı varsa- ilgili olabilir. Yüzde kızarma ve çarpıntı hissi beraberse şarap-gıda-ilaç etkileşimi düşünülebilir. Yaşınızı ve cinsiyetinizi yazmamışsınız. Menopoz da çarpıntı hissi nedenidir.

Özetle, çarpıntı olduğu anda çekilecek bir elektro çok önemlidir. Nabız sayısı ile beraber düzenli ve ritmik olup olmadığına dikat edin.

Bir de nabız ile kalpten dinlenen atım sayısı farklı olabilir, bu da önemli. Sağlıcakla kalın

Serotonin - Aralık 2004

* * *

teşekkür ederim:) o mesajı yazmadan az evvel nabzımı kendim ölçmüştüm. tabi elimle tutarak ve bir yandan da saate bakarak.

yaşım 30, adım cevriye:) muhtemelen kalbime EKG ile bakılmıştır da benim aklımda ultrason cihazına benzer bir şey kaldığından öyle demişimdir. okuyunca hatırladım 'sızıntı' değil 'kaçırma' demişlerdi:) 'yurdum insanı' cahil azizim ne yaparsın!:)

sanırım en doğrusu doktora bir görünmek:) tekrar çok teşekkür ederim.

Cevriye Gençten - Aralık 2004

* * *

Sanırım 'yazan' kısmında cevriye olduğu halde cinsiyetinizi sormamı yadırgamamışsınızdır. İsimlerin genel kullanımından cinsiyeti tahmin yanıltıcı olabilir, sürpriz sonuçlarla karşılaştığım oldu.

En önemlisi, hekimlikte temel konularda şüpheye yer bırakmayacak şekilde mutlak doğrulatma esas olmalı. Bazı özensizlikler kadına prostat ilacı, erkeğe vajinal fitil yazdıracak (ki nedenlerinden biri isme göre cinsiyet tahmini olabilir) facialara neden olabiliyor. Kişinin kendi nabzını sayması heyecanlanıp sayıyı arttıracağı için güvenilir olmasa da sizin ölçtüğünüz nabız sayısı normal.

Tabii ki çarpıntı anında ölçülen nabız sayısı mutlak bilinmeli. Nabız sayısı ile kalp dakika atım sayısı çoğunlukla eşdeğerdir. 60-100 atım arasındadır. Kimi durumlarda kalp atımının bazısı yolda kaybolur, arada fark olur. (Dijital tansiyon aletlerinin ölçtüğü sayı kalp atım sayısı gibi algılanıyor, yanlış, indirek bir rakam). Çarpıntı şikayeti olan kişilerin sadece nabzına bakarak normal, patolojik demek büyük yanılgıya yol açar. Atım sayısı normal sınırlar içinde olsa bile düzensizse veya zayıf cılızsa önemli. Normal sınırlar içinde olan bir atım sayısında birkaç tanesi hemen arka arkaya gelmişse önemli. (Heyecan faktörü hesba katılmamalı). Bütün hepsinin sağlıklı tespiti elektrokardiyografi (EKG)ile olur.

Burada kalbin atım emrini veren odaktan mı atımın olduğu, gerçek atım sayısı, uyarının dağıtımının nasıl yapıldığı görülür. Ucuz ve ulaşılması kolay bir yöntemdir. Çarpıntı anında değerlidir. Normal zamanlarda çekilmesinin gereksizliği yoktur. Sizde söz edilen kapakçık bozukluğu sanırım eko (ekokardiyografi) da bakılmıştır, ultrasono benzer. Eko mitral valv prolapsusunun kesin teşhisini koydurur. Kardiyoloji ünitelerinde bulunur. Fazla ayrıntıya girmenin ne kadar hatalı olduğunu bilirim, nedensiz korkuya yol açmaktan korkarım, bu da kısır döngü yaratır. Tersine gereksiz iyimserliğin bedeli de ağır olabilir.

Son söz: Çarpıntı şikayetleriniz oluyorsa, (hele bunlar birden başlıyorsa, dahası birden başlayıp sonra birden bitiyorsa) mutlaka EKG çektirip ondan sonra üzüntüye, çaya kahveye, sigaraya bağlayın. Çoğunlukla bir şey çıkmayacaktır, rahat olun. Sağlıklı günler dilerim.

Serotonin - Aralık 2004


Merhaba, ismim Özkan Değirmenci 1977 doğumluyum 2-3 aydan beri nabız atışlarımın fazla olduğunu düşünmeye başladım belirli aralıklarla tansiyonumu ölçüyorum, nabzım 90-105 arası değişiyor. Yataktan kallıp ölçtüğümde 75-80 arası oluyor, bu 6-7 sattlik bir uykudan sonra oluyor yani. Tansiyonum 11:05-7:7 gibi pek nadir 12:00-8 oluyor. Acaba bende tirim bozukluğu mu var?

Özkan Değirmenci ~ 22 Ekim 2008 (21:30)

Sevgili Özkan, böyle ciddi meselelerin cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. En iyisi hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.

Güzide Abla ~ 23 Ekim 2008 (12:56)

Isimim Yusuf 28 yaşındayım. Bazı zamanlar geceleri yatarken sol omuzumda kürek kemigi icerisinde hissetigim bi sancı oluyor.

Hani derler ya bıçak saplanmış gibi, aynen öyle bir sancı, ne sağa ne sola dönemiyorum, sol kolumu hareket etiremiyorum. Bu on, onbeş dakika kadar sürüyor.

Ayrıca öksürdügüm zamanlarda, kahkaha attıgım zamanlarda, derin nefes aldıgım anlarda kalbimde bir ağrı hissediyorum. Bazı zamanlar sol kolumda uyuşmalar hisediyorum. Son bi kaç gündür de gögüs kafesimin sol üst bölümünde ara ara agrılar hissetmeye başladım.

Nadiren alkol, sürekli olarakta sigara alışkanlıklarım var. Doktora görünmem gerektigini biliyorum, sadece bi fikir yürütmenizi istiyorum. Sanırım alacagım kötu bi sonuçdan biraz çekiniyorum gibi.

Yardımcı olursanız sevinirim. Simdiden teşekkür ederim.

Yusuf Korkmaz ~ 27 Ekim 2008 (21:41)

Sevgili Yusuf, böyle ciddi sağlık sorunlarının cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. Hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.

Güzide Abla ~ 28 Ekim 2008 (09:45)

Kalp kapağında kaçırma nedir yaş 12 tedavisi nasıl olur?

Rıfat Olgaç - 6 Aralık 2008 (20:20)

Sevgili Rıfat, böyle ciddi sağlık sorunlarının cevabını internet sitelerinde aramak doğru değil. Hiç vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalısın. Doktorlar bir sorunun varsa sana söyleyecektir.

Güzide Abla - 6 Aralık 2008 (23:31)


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 2647


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Hadi biraz ısıtalım

Ali Türkan

Suçluyu bulduk. Bunlara boşverelim. Bunlar fakir edebiyatı, biz gerçek edebiyat yapalım: Yakamoz sevinçlerde örselenen çocukluğum, kırmızı bir sevdanın alaca gölgesinde kendini aradı.  Devam


Hiç akılda yokken...

Ahmet Faruk Yağcı

Don de Lillo, Cosmopolis kitabındaki kahramanına "en yakındaki kişinin en büyük tehlike olduğunu" düşündürtür. Ürperticidir. Ben de şimdileride sıradan ve normal görüntülü potansiyel suçlular ile ne kadar iç içe olduğumuzun merakı içindeyim.  Devam


Yobaz niye yobaz?

Necdet Şen

Nereden bilecek seksenli yıllarda doğmuş olan ve fanatik birer kemalist militan olan ebeveyninin sabit fikirlerini ezberleyip tekrarlayan bugünün liselisi, üniversitelisi, biraz daha ilgi ve şefkat adına papağanlaştığını?  Devam


Son Yorumlar

Kâmuran Kızlak - Dr. OZ nam zatı şahane artık hekimliği falan aşıp... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Enver Turan - Benim anlamadığım iki nokta daha var. Mehmet Öz'un... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Necdettin Efendi - Dr. Oz örneğinde belki de sorulması gereken soru... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Hüsnü Zan - Bu dolandırıcılık hikâyelerinin her biri bir başka filim. Hadi yalancılığı... Pilot

Kâmuran Kızlak - Yukarıda hikâyesini yazdığım pilottan 2 yıl kadar önce apartmana... Pilot

Nazmi Bilgen - Necdet Bey'in Kuraklığa çareler başlıklı yazısında bahsettiği... Yazar ve Patron


Web Gezgini

Cengiz Çandar (Radikal)


Son Yazılar

Hayat hediyesi; hayatın kendisi

Alper Uzun

O bebeler, meselâ avucunuzu açın, bakın! Hah işte kimileri o kadarcık. O elin tepesine bir kafa koyun. Bacakları ise serçe parmağınız kadar. Ve bir de meselâ 500 gramı gözünüzün önüne getirin. Ağırlıkları da o civarlarda.  Devam


Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Ahmet Faruk Yağcı

Kişilere göre değişir ama, her konuda "orta yol"cu olmak en iyisi herhalde. Hiç ölmeyecek gibi spor ya da diyet çok da gerekli değil. En kötüsü de böyle diyet ve spor saplantısı içinde lastik yarmak ya da balataları sıyırmak.  Devam


Pilot

Kâmuran Kızlak

Aile güzel kızlarına hayırlı bir kısmet çıkmış olmasının bahtiyarlığı içinde, kızın ise aşkından neredeyse ayakları yerden kesilmiş. Ufak bir omuz vererek bu hayırlı işe vesile olan bu hakiri ise hatırlayan bile yok.  Devam


Bankacı

Deniz Türkoğlu

Evet, ilk günlerde kibirli ve küstâhtım, her şey gözüme korkunç görünüyordu, oysa hiç bir yara hemen kapanmaz. Önemli olan, yarayı kaşıya kaşıya kanatarak durmadan taze tutmaya çalışmamak.  Devam


Banka

Deniz Türkoğlu

Banka ne olabilir ki? Etraftaki para bolluğu, kendini zengin hissetmen için kullanımına sunulmuş şahane bir hipnoz. Ay sonlarında eline tutuşturulan beyaz zarfın içindeki paraya gelince, o gerçekten kim olduğunu anlamana yarayabilir.  Devam


Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Erdem Abaka

Hollywood yapımlarında bazı sahneler vardır hani. Kahramanımız uçurumdan düşmekte olan arkadaşına elini uzatır da, beriki "beni bırak sen kendini kurtar ve görevi tamamla!" der.  Devam


Okul yolunda genç olmak

Hasan Demirpaz

Tek örnek kıyafet. Evet. Ortak paydası, ortak kültürü belki o okulun. Standart bir disiplin anlayışının da gereği hatta. Ama nasıl ki hepimiz insan olmak ortak paydasında buluşuyorsak da farklıyız, bambaşkayız her birimiz.  Devam


Bir sor Allah aşkına

Seyit Balkuv

Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz?  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  144 - 223 - 4197 - 4712


Web Derkenar
8 Eylül 2010 Çarşamba
Yazı Boyutu
©