Patronsuz Medya

Ekrandaki radyasyon

bilgisayar başında çok uzun saatler geçiriyorum. hem işte hem evde. her iki monitörümde de ekran koruyucu yok. acaba maruz kaldığım radyasyonun oranı sağlığıma zararlı olabilecek boyutta mıdır?

zuhal yücel - 20 Aralık 2004

* * *

Radyasyon

Teknolojinin giderek gelişmesiyle radyasyon yaymayan birşey kalmadı: Ekranınız, kablosuz yerel ağ uyarlayıcınız (Wireless kartınız yani), mavidiş (Bluetooth) ve hepsinden önemlisi cep telefonunuz ve evinizdeki deck tabir edilen kablosuz telefonlar. Hepsine karşı bir önlem geliştirmelisiz. Ekran filtresi ekran için en iyi seçenek. Ancak son yıllarda üretilen ekranların çoğunun ortama yaydıkları enerjinin düşük olduğunu tahmin ediyorum. Yine de asıl tehlikenin telefon olması olasılığı çok yüksek:)

Utku Ünal - Aralık 2004

* * *

Elektromanyetik emisyon (radyasyon)

Elektrik enerjisiyle çalışan bütün cihazlar yaydıkları alanlardan ötürü diğer elektronik cihazlarda etkileşime (interferans) sebep olurlar. Bu etkileşim aşırı olduğu zaman diğer cihazlar bazı fonksiyonlarını yapamazlar. İnsanlarda ise biyolojik etkiler neden olurlar. BİLGİSAYAR EKRANLARINDAN ÇIKAN IŞINLAR:

1- UV

2- KIZIL ÖTESİ IŞINLAR

3- GÖRÜNÜR IŞIK

4- RADYO DALGALARI

5- VLF

6- ELF

7- SES DALGALARI

8- ULTRASON ve ENFRASON DALGALAR (çok düşük ve çok yüksek frekanslı ses dalgaları)

9- Yüksek voltaj ve tarama devrelerinin oluşturduğu elektriği ve manyetik alanların karması.

Tehlike VLF ve ELF tipi elekromanyetik (EM) dalgalarıdır. Uzun süreli maruziyetin kümülatif etkiler oluşturması kuvvetle muhtemeldir. Gebe kadınlarda düşük oranında artış, erken doğum ve anormal doğum oranında artış. Bu konuda elde pek çok kanıt vardır.

Örneğin, Oakland'dan (California) Kaiser Permanente Medical Grubun 1583 gebe kadın üzerindeki bir incelemesi, haftada 20 saatten fazla bilgisayar ekranı karşısında çalışanlarda ilk 12 haftada çocuk düşürme oranının 2 kat arttığını göstermiştir. 1979-1980 arasında Toronto Star gazetesinde (Kanada) çalışan kadınlardan doğan 14 bebeğin 7'sinde doğuştan anormallikler (çarpık ayak, yarık damak, kalpta delik, gelişmemiş göz, vb.) bulunmuştur. Bu konudaki en gelişmiş çalışma Montreal'de (Kanada) 51200 doğum ve 4300 spontan düşük üzerine yapılmıştır.

Düşük oranı normal gebelerden %5,7 iken, haftada 15 saatten fazla bilgisayar ekranı karşısında çalışanlarda %9,3'e çıkmıştır. Genç insanların gözünde katarakt oluşumuna yol açmaktadır. California Üniversitesi Optometri Okulu'ndan bildirildiğine göre, günde 6 saat süreyle, 4 yıl ekrana bakmak, gözün yakına uyum yapma yeteneğini bozmakta, yani gözün zamanından önce yaşlanmasına yol açmaktadır. Yüz derisinde döküntülere neden olmaktadır.

Ekran karşısında 2-6 saat kalmakla bile yüz kızarmaktadır. Deri döküntülerinin nedeni, nemin az olduğu ortamlarda ekran önündeki elektrostatik yüklerin deri üzerinde depolanmasıdır. Yapılacak şey ortamın yeterince nemlendirilmesi, iletken halılar kullanılması, işyerinin havalandırılması ve yüzün güneş yanığını önleyen kremlerle korunmasıdır. Bilgisayar ekranları, beynin özellikle hipotalamus ve hipofiz bezi ön lobu bölgesinde doku bozukluğu yaparak cinsel hayatı ve üremeyi bozmaktadır.

Hipotalamus'tan çıkan LHRH ve hipofiz ön lobundan çıkan gonadotropin hormonlarının yetersizliği sonucu kadınlarda menstruasyon bozuklukları ve düşükler olmaktadır. Bilgisayar ekranından çıkan uv-A ışınları ABD uv güvenlik sınırının (10W/cm2) 200-1500'de biri kadar olmasına rağmen uzun vadede derinin uv-A'ya duyarlılığını artırmakta ve birikici biyolojik tahrip yapmaktadır.

Ayrıca uv-A, a vitaminini deri ve plazmada çok aktif ürünlere dönüştürmekte ve bunların birikmesi sonucunda A vitamini zehirlenmesi oluştuğu gibi, aynı ürünler fetal dolaşıma girerek anormal gebeliklere neden olmaktadır. Bu zararları en aza indirmek için hem üreticiler hem de standardizasyon kuruluşları bir takım zorunluluklar ve standartlar getirmişlerdir. MPR I ve MPR II standartları ile düşük radyasyonlu ve yansıma oranı düşük monitörler üretilmesi standartları getirilmiştir. TCO'99 standardı ile bir monitörün kullanıcıyı statik elektriğe karşı koruması ve yansıma oranı düşük ekran kaplaması kullanması gerek görülmüştür.

Ayrıca üretimlerinde insan sağlığına zararlı kurşun, kadmiyum ve klorin gibi maddelerin kullanılması yasaklanmıştır. Bunun yanında örneğin TCO'99 destekli 20" USB'den çalışan bir monitörün en düşük 85Hz'de çalışması, uyku modunda 1 W güç çekmesi (en fazla 5 W) öngörülmüştür. Kullandığımız monitörün yeni nesil low-radiation özelliği olmasına dikkat etmeliyiz. TCO'99 ve MPR II standartlarını aramalıyız...

Katot tüplü (bildiğimiz monitörler) CRT (cathode-ray-tube) monitör yerine LCD (liquid-crystal display) monitör kullanabiliriz. Televizyon ekranı için plazma tv. Filtre ve ekran kullanmak gibi yöntemler, katot ışın tüpü, monitör ve televizyonların yaydığı düşük frekanslı magnetik alanları önlemede başarısızdır. Magnetik alanların yayılmasına insan vucudu, örtü, duvar gibi şeyler engel olamaz. Sıvı kristal ekran (LCD) bilgisayarlarda elektrik ve magnetik alan yayılımı yoktur.

Ayrıca yoğun bilgisayar kullanımına bağlı diğer rahatsızlıklar da şunlar: Tekrarlanan Zorlama Yaralanması (Repetitive Strain Injury), Karpal Tünel Sendromu (Carpal Tunnel Syndrome), Bilgisayar Görme Sendromu (Computer Vision Syndrome), Göz Yorgunluğu (Computer Eyestrain)

Serotonin - Aralık 2004

* * *

Anlaşılmaz harfler

Serotonin'in mesajındaki TCO'9 9-TCO'9 9- 20" USB' gibi kelimeler dikkatimi çekti. Bunlar aynen yazıldığı gibi mi, yoksa ekrana print edilirken bir "encoding" kazasına mı kurban gitti? E posta ile bilgilendirilirsem belki düzeltebilirim. (Bu öneri aslında Pano'ya yazan herkes için geçerli. Yazdığınız notta daha sonradan düzeltilecek bir taraf görürseniz, bir e posta atmanız yeterlidir.)

Derkenar - Aralık 2004

* * *

Düzeltme

Haklısınız. Erbabı zaten anlar diyerek tembellik etmiş, düzeltme mesajı yazmamıştım... Bu hata, bu siteye gitmez. Yanlış bilgilenmeye neden olacağını hatırlatan mesajınız için teşekkür ederim. Tahmin ettiğiniz gibi bir "encoding" kazası.

Doğrusu şöyle olacaktı. Bu zararları en aza indirmek için hem üreticiler, hem de standardizasyon kuruluşları birtakım zorunluluklar ve standartlar getirmişlerdir. MPR I ve MPR II standartları ile düşük radyasyonlu ve yansıma oranı düşük monitörler üretilmesi standartları getirilmiştir. TCO'99 standardı ile bir monitörün kullanıcıyı statik elektriğe karşı koruması ve yansıma oranı düşük ekran kaplaması kullanması gerek görülmüştür.

Ayrıca üretimlerinde insan sağlığına zararlı kurşun, kadmiyum ve klorin gibi maddelerin kullanılması yasaklanmıştır. Bunun yanında örneğin TCO'99 destekli 20" USB'den çalışan bir monitörün en düşük 85Hz'de çalışması, uyku modunda 1W güç çekmesi(en fazla 5 W) öngörülmüştür.

Serotonin - Aralık 2004


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 3299


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Neredeydin ki günlerdir?

Ali Türkan

Yürüdük. Elini tuttum. Gözlerine baktım. Tenhalarda sarıldık. Öpüştük bile. Öyle acemice, öyle keşfederce, öyle güzel. Delikanlı kızdı. Sapına kadar insan. Nasıl güzeldi kafası. Ne üstümdeki çullar ilgilendiriyordu onu, ne parasızlığım.  Devam


Daha fazlasını iste!

Erdem Abaka

Neden güzele ve ümit verene dair öneriler aldığımızda umurumuzda olmuyor da, ihtiyacımız olmayanı tüketme hastalığımız yüzünden başımıza gelmeyen kalmadığı halde, "tüketim canavarı olma" denildiğinde dinimize küfredilmiş gibi celâlleniyor, aslan kesiliyoruz?  Devam


Yazmak ya da yazmamak! İşte bütün mesele!

William + necdet

Sizden bir okurunuz ve hayranınız olarak, yüzüklerin kardeşliği adına çok istirham ediyorum necdet abi, lütven benim yazılarımı da pabliş ediniz, şu genç ömrümde benim de kendimi raytır gibi hissetmeye ihtiyacım olduğunu hesaba katınız...  Devam


Son Yorumlar

Kâmuran Kızlak - Dr. OZ nam zatı şahane artık hekimliği falan aşıp... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Enver Turan - Benim anlamadığım iki nokta daha var. Mehmet Öz'un... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Necdettin Efendi - Dr. Oz örneğinde belki de sorulması gereken soru... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Hüsnü Zan - Bu dolandırıcılık hikâyelerinin her biri bir başka filim. Hadi yalancılığı... Pilot

Kâmuran Kızlak - Yukarıda hikâyesini yazdığım pilottan 2 yıl kadar önce apartmana... Pilot

Nazmi Bilgen - Necdet Bey'in Kuraklığa çareler başlıklı yazısında bahsettiği... Yazar ve Patron


Web Gezgini

Cengiz Çandar (Radikal)


Son Yazılar

Hayat hediyesi; hayatın kendisi

Alper Uzun

O bebeler, meselâ avucunuzu açın, bakın! Hah işte kimileri o kadarcık. O elin tepesine bir kafa koyun. Bacakları ise serçe parmağınız kadar. Ve bir de meselâ 500 gramı gözünüzün önüne getirin. Ağırlıkları da o civarlarda.  Devam


Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Ahmet Faruk Yağcı

Kişilere göre değişir ama, her konuda "orta yol"cu olmak en iyisi herhalde. Hiç ölmeyecek gibi spor ya da diyet çok da gerekli değil. En kötüsü de böyle diyet ve spor saplantısı içinde lastik yarmak ya da balataları sıyırmak.  Devam


Pilot

Kâmuran Kızlak

Aile güzel kızlarına hayırlı bir kısmet çıkmış olmasının bahtiyarlığı içinde, kızın ise aşkından neredeyse ayakları yerden kesilmiş. Ufak bir omuz vererek bu hayırlı işe vesile olan bu hakiri ise hatırlayan bile yok.  Devam


Bankacı

Deniz Türkoğlu

Evet, ilk günlerde kibirli ve küstâhtım, her şey gözüme korkunç görünüyordu, oysa hiç bir yara hemen kapanmaz. Önemli olan, yarayı kaşıya kaşıya kanatarak durmadan taze tutmaya çalışmamak.  Devam


Banka

Deniz Türkoğlu

Banka ne olabilir ki? Etraftaki para bolluğu, kendini zengin hissetmen için kullanımına sunulmuş şahane bir hipnoz. Ay sonlarında eline tutuşturulan beyaz zarfın içindeki paraya gelince, o gerçekten kim olduğunu anlamana yarayabilir.  Devam


Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm

Erdem Abaka

Hollywood yapımlarında bazı sahneler vardır hani. Kahramanımız uçurumdan düşmekte olan arkadaşına elini uzatır da, beriki "beni bırak sen kendini kurtar ve görevi tamamla!" der.  Devam


Okul yolunda genç olmak

Hasan Demirpaz

Tek örnek kıyafet. Evet. Ortak paydası, ortak kültürü belki o okulun. Standart bir disiplin anlayışının da gereği hatta. Ama nasıl ki hepimiz insan olmak ortak paydasında buluşuyorsak da farklıyız, bambaşkayız her birimiz.  Devam


Bir sor Allah aşkına

Seyit Balkuv

Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz?  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  156 - 6 - 122 - 142


Web Derkenar
9 Eylül 2010 Perşembe
Yazı Boyutu
©