Daha üniversiteye ilk adım attığımızda değiştirmeye çalıştık bu ülkeyi. Hesapsız daldık yaratmaya çalıştığımız kavganın içine. Bir çok duyguyu tatmaya çalıştık. Kendi suretimizde bir yaşam kurguladık. Hep eksik kaldı bir yanımız.
Yaşam bizi her gün biraz daha içine çekmeye kendisine benzetmeye çalıştı. Benzeyemedik bir türlü bu yaşama, alışamadık. Ayrık otuyuz bu ülkenin ama duygularımız, umutlarımız şiddetin kol gezdiği bu ülkede her geçen gün biraz daha azalıyor.
Umudun, sevginin, aşkın çiçek açtığı Düşler ülkesine olan inancımızı artırması dileğiyle bir şeyler yazmaya ne dersiniz?
Ali - 22 Haziran 2001
Evet Düşler ülkesi.
Ne çok inanmıştık, ne çok. Göze alışlarımız nasıl da hesapsızdı.
Ve nasıl da alışamadık, nasıl da bir ayrık otu gibi.
Ne güzel ki, halen düşlerimiz, sevgimiz, umudumuz, dahası özenle biriktirdiğimiz -artık bir çoğu eski bir fotoğraf bile olsa- acı/tatlı anılarımız var.
Ve -azalsa da- güzel insanların varolduğuna dair inancımız.
Deniz - 22 Haziran 2001
evet... gercekten Düşler ülkesi... bu kadar dert ve tasa icinde ancak bize kalan o ufak sevimli cogu zaman uzaktaki düşlerimiz... gercekleşmese bile hepimizin bi düşü yok mudur... bunca cirkin ve de kötü seyin arasında eminim hepimizin harika DÜŞLERİ vardır... ama hepsi de birer düsdür... gercekci olmak ve hayata dört elle sarılmak... isde asıl düş bu olmalı... ne olursa olsun asla vazgecmeden inatla ve azimle yaşama bağlanmak ve sahip cıkmak...
Çagla - 22 Haziran 2001
Düşler ülkesi diye bir yer yoktur sadece düşler olmalı. Düşlerimiz bile sınırlanmış, örnek mi? "Düşler Ülkesi" diyerek ülke sınırlaması yapmak. Gelin düşlerimizi dökelim... Bir, ülkeler olmasın, düşlerde dahi...
Tavarish - 22 Haziran 2001
:) tek başarabildiğimiz bu zaten düş kurmak düşte yaşamak ama sınırsız.
Eskici - 22 Haziran 2001
Üniversite hayatındaki heyacan gerçek hayatta karşılaştığımız dünyanın ötesindeki ayrı bir gerçektir. O dönemlerde her şeyi çözeceğimizi sanırız. Sırf bunun için eğitim gördüğümüzü ve okul bittiğinde her şeyi düzelteceğimizi düşünürüz. Bunun bir de yönetenler tarafından elimizden bir çok şeyin alındığının farkına varsak da bizim sayemizde bu sorunların üstesinden geleceğimizi hep ümit ederek yaşayıp yaşatacağımız düşünürüz.
Karşılaştığımız bu acı tablonun sonunda dahi hayattan ve kendimizden beklediğimiz Düşler ülkesinin gerçek olması hayalini hayalden çıkarıp gerçeğe dönüştereceğiz.
ş.demirörs - 22 Haziran 2001
Kendini yorgun hissetsen bile,
Başarı senden kaçsa bile,
Bir hata sana zarar verse bile,
Hatta ihanet sana acı verse bile,
Bir hayal yok olsa bile,
Gözyaşların gözlerini yaksa bile,
Kimse gayretini farketmese bile,
Nankörlük ödülün olsa bile,
Anlayışsızlık seni gülmekten alıkoysa bile,
Ve hatta her şey hiç bir şey olsa bile,
VAZGEÇME
Yeniden başla.
*Düşler, kendileri için bir şey yapılmadığında düş
olarak kalırlar. Alıngan, kırılganlardır. Kır
zincirlerini.
Özlem Gece - 2 Temmuz 2001
belki de en güzel düş düş kurmaktır...
düşler gerçek diil, onları güzel yapan düş yapan da bu kirletilmiş dünyada hiç bir zaman varolmadıklarını, olamıycaklarını bilmemiz...
adil, kardeşçe, sevgi dolu, barışçıl bir dünyada yaşamak dileğiyle...
umarım bu bir düş olmaktan çıkar, gerçek olur...
burcu - 7 Ağustos 2001
Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?
Mavra
Geçen yılın mektupları
Ali Türkan
Fakat tarzımın vandallar'ı sayfana çekeceğinden ve işin bokunu çıkaracağımdan korkuyorum. "İşte savaş var ve 'dünya ikiye bölündü'. Sanki daha önce kaça bölünmüştü ki, sınıfsal bakmanın zamanı" diye ahkâm kesmek istiyor canım aslında. Devam
Bu rûzgâr-ı bî mededin inkılâbı var
Kâmuran Kızlak
Yıllardır zihnimize nakşedildiği üzere, bu topraklarda yetişen Cumhuriyet pek narin olur ve pek öyle sağından solundan ilişmeye gelmez. Bir şarkıdan, türküden, kitaptan, yazıdan, filmden, havadaki buluttan ve hatta cumhurun kendisinden bile bekası kolaylıkla zarar görebilir. Devam
Hindistan'a gidenle gitmeyen bir olur mu hiç?
Necdet Şen
Valla bir şey söyleyeyim mi arkadaşlar: ben oralara da başka yerlere de gittim, gezdim, gördüm, boka bastım, kayboldum, ishal oldum, bol bol adrenalin tükettim, fotoğraflar çektim. Devam
İclal Arpınar - Çok doğru tespitlerde bulunarak yazmış olduğunuz... Bir Ünlünün Hastalık Destanı
Kâmuran Kızlak - Dr. OZ nam zatı şahane artık hekimliği falan aşıp... Bir Ünlünün Hastalık Destanı
Enver Turan - Benim anlamadığım iki nokta daha var. Mehmet Öz'un... Bir Ünlünün Hastalık Destanı
Necdettin Efendi - Dr. Oz örneğinde belki de sorulması gereken soru... Bir Ünlünün Hastalık Destanı
Hüsnü Zan - Bu dolandırıcılık hikâyelerinin her biri bir başka filim. Hadi yalancılığı... Pilot
Kâmuran Kızlak - Yukarıda hikâyesini yazdığım pilottan 2 yıl kadar önce apartmana... Pilot
Değişiklik, dönüştürücülük, az veya çok, beklenmeyen bir partiden geliyor. Bu o partinin de sınırlarını zorlayan bir şey. Daha fazlasını umarak bu kadarını eleştirmek ona da haksızlık. Son kertede demokrat olduğunu ama muhafazakâr olduğunu da söyleyen bir parti var iktidarda.
Hayat hediyesi; hayatın kendisi
Alper Uzun
O bebeler, meselâ avucunuzu açın, bakın! Hah işte kimileri o kadarcık. O elin tepesine bir kafa koyun. Bacakları ise serçe parmağınız kadar. Ve bir de meselâ 500 gramı gözünüzün önüne getirin. Ağırlıkları da o civarlarda. Devam
Bir Ünlünün Hastalık Destanı
Ahmet Faruk Yağcı
Kişilere göre değişir ama, her konuda "orta yol"cu olmak en iyisi herhalde. Hiç ölmeyecek gibi spor ya da diyet çok da gerekli değil. En kötüsü de böyle diyet ve spor saplantısı içinde lastik yarmak ya da balataları sıyırmak. Devam
Pilot
Kâmuran Kızlak
Aile güzel kızlarına hayırlı bir kısmet çıkmış olmasının bahtiyarlığı içinde, kızın ise aşkından neredeyse ayakları yerden kesilmiş. Ufak bir omuz vererek bu hayırlı işe vesile olan bu hakiri ise hatırlayan bile yok. Devam
Bankacı
Deniz Türkoğlu
Evet, ilk günlerde kibirli ve küstâhtım, her şey gözüme korkunç görünüyordu, oysa hiç bir yara hemen kapanmaz. Önemli olan, yarayı kaşıya kaşıya kanatarak durmadan taze tutmaya çalışmamak. Devam
Etiketler
12 Eylül Aile Ali Türkan Askerlik Avrupa Bellek Beslenme Beyaz Türk Birey Bisiklet Bürokrasi Cem Karaca Cinsellik Çizgi Film Çizgi Roman Çocuk Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekmek Teknesi Ekonomi Ensest Erkek Evlilik Felsefe Feminizm Gazete Gençlik Genetik Güvenlik Hayvanlar Hedonizm Hızlı Gazeteci Hobi Hukuk Internet Kapitalizm Kedi Kemalizm Kent Konformizm Kürtler Masonlar Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mistisizm Mizah Mobbing Modernizm Münevver Müzik Nefret Nostalji Operasyon Oportünizm Otomobil Para Pazarlama Polemik Pornografi Portre Psikoloji Reklam Sanat Satanizm Seks Seyahat Sigara Sinema Siyaset Sokak Sosyalizm Sosyoloji Spam Spor Taassup Tabiat Takvim Tatil Teknoloji Televizyon Terör TIP Tiyatro Turizm Tüketim Toplumu Hayat© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.

Yazı Boyutu
Büyük
Normal