Patronsuz Medya

Anne, çocuk, baba


Çocuklarınızı size ait uzuvlarınızdan biri olarak mı, yoksa, sizden de parçalar taşıyan ama kendine has özellikleri olan varlıklar olarak mı algılıyorsunuz?

Kendi çocukluğunuzda, gençliğinizde yapmak isteyip de yapamadığınız kaç şeyi çocuklarınıza yıkıyor ve üstün başarılar bekliyorsunuz, onların isteklerini hiçe sayarak?

Sevgisiyle, çekip gitmeyle tehdit etmeden çocuklarının gözünde saygı uyandırmayı başarabilen var mı? Kaldı ki saygıyı değil, ancak korkuyu körüklüyor tehdit.

Çocuğunu, onun aklına ve sağ duyusuna güvenerek yetiştirebilen birileri var mı?

Yasmin Köz - 18 Temmuz 2001

* * *

Uzun bir can sıkıntısıdır çocukluk. Her şeyin anne ve babanın anlayış kapasitesiyle sınırlı olduğu acılı bir beyin yıkama süreci.

Mutlu çocukluk yoktur.

Anneler melek değildir.

Babalar da pek bir boka yaramaz.

Umut Can Soyak - 18 Temmuz 2001

* * *

Bizden onceki neslin, hayatlarını çocukları üzerine kurdukları için yaşlanıp ölüme giderken bizi de çekmeye çalıştıklarına inanıyorum. Ve onları sevmiyorum. İçinde yaşadığımız ülkede çocuk yetiştirebilmenin ne anlama geldiğini bilenlerdenim. Yarışlara sokmadım, aşkı ve özgürlüğü anlattım ona. Doktor ya da mühendis olması için iteklemedim. Canın balıkçı olmak istiyorsa ol dedim. Hâlâ da diyorum. İlerideki yaşamında onun sırtında bir yük olmayacağımı, empoze ettim.

Ve bişeyler...bişeyler daha...

Sonuç mu? Henüz ben de bilmiyorum.

Aysegul Akturk - 19 Temmuz 2001

* * *

Çocukluğun, uzun bir can sıkıntısı olduğuna inanmıyorum. Evet belli bir yaşa kadar her şey anne babanın bilgi birikimi, eğitimi, hayata bakış açısıyla sınırlıdır, ama bu çocukluğun mutsuz ve uzun bir can sıkıntısı olduğunu göstermez!

Anneler melekdir!

...her anne de melek değildir! Aradaki farkı kavramak hiç de zor değil! Ama yanlış ama doğru, çocuğunun iyiliğini isteyen, kötüğünün de yanında olup her an sevgisini sınırsızca paylaşan annedir melek!

Bu konu üzerine söylenecek, alâkalı olarak konuyu sağa sola dağıtacak o kadar çok ayrıntı var ki...

TekiL'ay' / Ümit Kaplan - 19 Temmuz 2001

* * *

"Anneler melektir" klişesinin özünde "ben anneyim, o halde benim içinde bulunduğum takıma lâf söyletmem" mantığı sırıtıyor.

Ne anneler ne de başka bir canlı türü ne melek ne de şeytandır. Hepimiz gibi anneler de melekle şeytan arasında değişken özellikler gösterir.

Aslına bakarsan annelik, çoğu zaman korunma önlemlerini almadan yapılan seksin sonucunda ortaya çıkmış bir kazadır. Çocuğunu binbir meşakkatle büyütürken, annenin aklı dışarıdaki gürül gürül akan hayatta kalır.

O nedenle de kucağındaki minicik bebeyi bir yandan derin bir aşkla severken, diğer yandan "keşke ölse" diye geçirir içinden. Ve bundan derin bir suçluluk ve cezalandırılma korkusuna kapılır.

Ve bu "anneler melektir" söyleminin ardında aslına bakarsan bu maskelenmiş suçluluk duygusu yatar.

Anneler bir bakış açısından melek olabilir. Diğer bakış açısından da çocuklarının etiyle beslenen bir yamyam.

Şöyle bir bakının, ortalıkta çarpık çurpuk kişiliklerden geçilmediğini göreceksiniz.

Onları hangi "kaza" böyle yamulttu? Sakın anne ve babalar asal işlerini savsaklamış ya da kendi komplekslerini evlâtlarına aktarmış olmasın?

Hakikat bazen can acıtıcı olabiliyor.

Umut Can Soyak - 20 Temmuz 2001

* * *

Anne babalarda çocuktu anne babalarıda başka anne babalar büyüttü. Bu bir silsile bir zincirse eğer, zincir bir yerde kırılmalı diyen ve kıran kazanır. Ve kırılmalıdır.

Annelik zor zanaat hele bizim gibi toplumlarda eve para getirme orantısıyla değerlendirilen bankamatik babalığın karşısına dikildiğinde ve doğduğu andan beri cinsiyet sebebiyle canına ot tıkanmış bir kadınlığın arkasından gelince annelik hakikaten zor zaanat. Anneler elbet melek değildir, bunca yıkıntının arasında melekte kalınamaz zaten. Çocuğun özgür ve kendine ait bir birey olduğunu nasıl anneye kabul ettirmek gerkli ise annenin de melek misyonundan kurtarılıp korkuları, yalnızlıkları, hataları olan bir insan, nihayetinde bir insan olduğunu çocuğa öğretmek gerek sanırım. Yol arkadaşlığı etmeyi bilmelidir anne ve çocuk.

Selin Yılmaz - 3 Haziran 2008 (12:52)

Hıristiyanların Kutsal Kitap'ını okuyorum bu aralar. Bu konuyu dün Mısır'dan çıkış (Exodus) bölümünü okurken, orada Hz. Yusuf'un kemiklerinin çocukları tarafından topraktan çıkartılıp yanlarına alınmasını okuduğumda düşündüm. "Acaba" dedim, "onlara bunu yapmasını emreden Rab, bu kemiklerden daha sonra tekrar bir Hz. Yusuf yapmayı mı planlamış?

Battal Takoz - 3 Haziran 2008 (15:33)


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 3346


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Entellektüele dikiz!

Ali Türkan

Dört ressam, iki şair adı sayıp okuyucularının senin yanında ne kadar değersiz olduklarını vurgularken, entellektüelliğin olmazsa olmaz koşulu, mazlumun yanında yer almaya böylesine es geçmen de yığınla ayıbından biri olsun emmoğlu.  Devam


"Bizim çocuklarımız" kaçıncı ligde?

Çağatay Acar

Tüm bu çarpıklıklarla yüzleşmek canımızı acıtsa da, yıllardır "Türk'üz, bütün başlardan üstün olan biziz" şarkıları söylense de, çocuklarımızın ve dolayısıyla ülkemizin hangi ligde olduğu ortadadır.  Devam


Benim hiç kartvizitim olmadı

Necdet Şen

Kapı zillerindeki "Yük. Müh." ya da "Em. Büyükelçi" yazan kırpılmış kartvizitlere bakar bakar tebessüm ederim. Ya da mezar taşlarındaki "bilmemnere eşrafından emekli kurmay albay" benzeri böbürlenmelere. Azrail'in de çok umurundaydı sanki senin hangi bakanlıktan kaçıncı derecenin kaçıncı basamağından emekli olduğun.  Devam


Son Yorumlar

Syd Barrett - Çok büyük bir iştahla okudum yazıyı. Tanrım, bu... Cenk Öyküleri 1: Sen kimin uşağısın lan!

Şemsettin Oruk - Ken Parker' i hortlatmak gibi olacak, ama... Klasik çizgi romanın doruğu: Ken Parker

Wakkas Kelle - DEVAM Beyaz Türk kelimesinden ne kastedildiğini bilmiyorum, ancak... Beyaz Türk

Wakkas Kelle - Necdet Bey, kusura bakmayın ama yazınız mantıklı değil. 60'lı yılların Türk... Beyaz Türk

Buse Özkan - Herkes hayatının belli dönemlerinde birçok sıkıntıyla... Eroin Güncesi


Web Gezgini

Savaş kararını (Apo'nun) avukatı aldırdı

Öcalan'ın hedefi ne sizce?

Bütün amacı kendisini kurtarmak. Yaşamı karşılığında, kendisine dayatılan şeyleri yapıyor. Eğer İmralı'da kendisine 'şunu yap, bunu yap' denmese, dışarıda iki asker öldürüldüğü zaman Öcalan'ın ödü kopar. Ama şimdi kendisine çatışma dayatılıyor.

Hüseyin Yıldırım - Neşe Düzel (Taraf)


Son Yazılar

Bir sor Allah aşkına

Seyit Balkuv

Her soru bir merak duygusundan kaynaklanıyorsa ve merak duygusu da farklı olana yönelmek dürtüsü ile ilgiliyse, "hayata dair bir soru" iyi bir başlangıç noktası olabilir belki de ne dersiniz?  Devam


Kırık Emekli General Hayatları

Ahmet Faruk Yağcı

Nesiller gelip geçiyor. Bunca emekli adam, bunca vatana hizmet gayreti beni yoruyor. Ey yetkililer! Siz siz olun beni dinleyin. Zararlı çıkmazsınız. Kendini Cipralex'e Lustral'e vurmuş emekli subay sayınız da yıllar içinde azalır.  Devam


Trigger Happy

Deniz Türkoğlu

Kendini tehlikede (hatta yalnızca rahatsız) hissettiği ilk yerde tetiğe basmak ve tehdidi yok etmek üzere kodlanmış, hiç bir tehlike oluşturmayan durumlarda da tetiğe basma ihtiyacına dönüşmüş korkunç bir alışkanlığın adı.  Devam


Hayat Oburu

Necdet Şen

Ya hakkaten ya! Hayat çok kısa, seçenekler sonsuz. Ben 99. maddedeyken listenin adı "ölmeden önce yapılması gereken 10.000 şey" diye değişir, yaya kalırım diye tırsıyorum.  Devam


Avrupa'da bir seçim

Yalçın Şahin

İnsanlar yurtlarını bırakıp Avrupa'ya göç ediyorsa bu daha çok tanımını Batı insanının yaptığı bir yoksulluktan kaçmak içindir, ki bana göre bu genelde yapay, üretilmiş bir yoksulluktur.  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  351 - 11 - 1623 - 1798


Web Derkenar
31 Temmuz 2010 Cumartesi
Yazı Boyutu
©