Patronsuz Medya

Ağlamakla inlemekle ömür gelip geçiyor

Erdem Abaka - 11 Ocak 2009 (18:09)


Muhsin Bey filminin jeneriğinde çalan "ağlamakla inlemekle ömür gelip geçiyor" şarkısını kimin söylediğini ve basılı olarak bir albümde (o versiyonuyla elbette) yer alıp almadığını bilen varsa sevinirim.

 Düşünenlerin düşünceleri

Erdem Abaka için:

Şarkı Sadi Hoşses'in nihavend makamında düyek eseridir.
Filmde herhalde Mediha Şen Sancakoğlu okuyor. Muazzez Abacı da iyi okur.

Ağlamakla, inlemekle ömrüm geçip gidiyor
Devâsı yok, garip gönlüm günden güne / ah / eriyor
Feryâdıma, efgânıma kimse bir ses vermiyor
Devâsı yok, garip gönlüm günden güne / ah / eriyor

Ali Sedat Çetinkoz - 11 Ocak 2009 (17:50)

Tamamen benden kaynaklanan bir hata sonucu sorum farklı bir alanda, üstelik yazım yanlışıyla yer aldı, tüm derkenar okurlarından ve Büdütör'den özür dilerim.

Erdem Abaka - 11 Ocak 2009 (18:09)

Estağfurullah efendim, ne önemi var? İnsanlık hali. Damgasız pul olur, hatasız kul olmaz. Sorunuzun nerede yer almasını istediğinizi söylerseniz oraya taşıyabiliriz sanıyorum.

Büdü Toryal - 11 Ocak 2009 (19:30)

Sevgili Büdü Toryal, benim gibi sorunlu bir okuyucuya bile bu derece hassas yaklaşmanız yeterli, zaten sorunun cevabını aşağı yukarı aldım sayılır. Ah, bir de bu şarkıyı basılı bir ortamda bulabilsem, değmeyin keyfime.

Ne yaparsınız, kimileri mevki, para, şöhret, sıfır otomobil, tek taş ile mutlu oluyor. Bencileyin hayat treninin son vagonunu ancak ucundan yakalayabilenlerse, eski şarkılar, maskara bir kedi yavrusu, suda sabah dansını eden tarla kuşunun görüntüsü gibi abuk sabuk şeylerle mutluluğu elde etmeye çalışıyor.

Evet başka derdim yok bu şarkıyı arıyorum ne yapalım. Fırsat bulursanız siz de dinleyin, pek keyiflidir.

Erdem Abaka - 12 Ocak 2009 (09:25)

Sayenizde dünden beri bu şarkıyı mırıldanıp duruyorum sayın Abaka. Sevdiğim bir eserdir kendileri.

Bu arada, "kendileri" dedim de, maziyi hatırladım. Malum, insan yaşlandıkça bu "maziyi hatırlama" periyodu da sıklaşıyor.

Efendim, sene 1981, buralar hep dutluk, değerli yorumcumuz Serdar Bey o sıralar henüz filozof değil, sadece bebek, TRT1'de Yeditepeden diye bir müzik eğlence programı var. Kayhan Öztepe hazırlıyor. Ve orada sadece eli görünen bir karikatürist şarkı söyleyenlerin anlık ve doğaçlama karikatürlerini çiziyor.

Üçüncü programın sonunda (programın da sonu zaten, dördüncüsü yok) sunucu Güner Ümit karikatürler çizen gizli elin sahibini sahneye çağırdı. İnce uzun, çizerden çok terziyi andıran, dişlek, dörtgöz bir delikanlı. Soyadı Şen.

O anda sahneden henüz inmemiş olan Mediha Şen Sancakoğlu da sunucunun diğer tarafında...

Çizilmiş karikatür solist hanımefendiye uzatıldı, hanımefendinin "ay ben bu kadar şişman mıyım necdet bey, şimdi sizi dava etsem az mıdır?" sitemine kös kös katlanılıp bir iki iltifatla gönlü alındı ve "soyadlarınız şen, yoksa siz akraba mısınız?" sorusuna da "kendisiyle akraba değiliz, keşke olsaydık" türünden yalaka bir cevap verildi.

Daha sonra bu "kendisiyle" kelimesi yüzünden bir güzel eleştirildi adı batasıca. Meğer bir hanımefendiyle konuşurken "kendileriyle" denmesi gerekiyormuş.

O nedenle bahse konu şarkıyı Mediha Şen Hanım'ın söylüyor olma ihtimaliyle biraz tırsıp "kendileri" dedim. Açıklamayı borç bilirim.

Büdü Toryal - 12 Ocak 2009 (10:20)


Yazıyı tanıdıklarınıza da tavsiye etmek ister misiniz?

 

Görüşlerinizi alalım

Ad Soyad
E Posta   (gizli kalacak)

« 5625


 

Mavra

Editör'ün Önerisi

Keyifli bir gün

Ali Türkan

Eyvallah, faşist denyoların "dokunulmaz" yaptığı yazarlar hakkında iki çift lâf etmeyi bir kenara bırakalım ama lâf salatasında derinlik varmış gibi davranmaktan da vazgeçelim artık. Bu yüzden, o lâf salatasına küçük bir örnek vermek istedim yukarıda yazdıklarımla.  Devam


Ayrıcalıklılar kulübü üniversite

Seyit Balkuv

Aslında üniversite diploması denen şey, ortak menfaatlerini korumak adına bir araya gelen diğer üniversitelilerin birbirine sokularak oluşturduğu ayrıcalıklılar kulübüne kabul pasaportunuzdur. Yoksa gerçek anlamda üniversite bitirmeniz sizi daha erdemli yapmaz.  Devam


Maymunu tokatlayan maymun ve onu ayıplayan insan

Necdet Şen

Binlerce yıldır devam eden öğrenme, işlemden geçirme, soyut kavramlar oluşturma, bu kavramları kullanarak başka soyut düşünceler üretme, öğrendiklerimizi sonraki kuşaklara aktarma sürecinin sonunda edindiğimiz "akıl" ve bu aklın vaaz ettiği "kader" ya da "tevekkül" gibi hasletlerin hayvanlarda olmadığı ne malum?  Devam


Son Yorumlar

Kâmuran Kızlak - Dr. OZ nam zatı şahane artık hekimliği falan aşıp... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Enver Turan - Benim anlamadığım iki nokta daha var. Mehmet Öz'un... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Necdettin Efendi - Dr. Oz örneğinde belki de sorulması gereken soru... Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Hüsnü Zan - Bu dolandırıcılık hikâyelerinin her biri bir başka filim. Hadi yalancılığı... Pilot

Kâmuran Kızlak - Yukarıda hikâyesini yazdığım pilottan 2 yıl kadar önce apartmana... Pilot

Nazmi Bilgen - Necdet Bey'in Kuraklığa çareler başlıklı yazısında bahsettiği... Yazar ve Patron


Web Gezgini

Cengiz Çandar (Radikal)


Son Yazılar

Hayat hediyesi; hayatın kendisi

Alper Uzun

O bebeler, meselâ avucunuzu açın, bakın! Hah işte kimileri o kadarcık. O elin tepesine bir kafa koyun. Bacakları ise serçe parmağınız kadar. Ve bir de meselâ 500 gramı gözünüzün önüne getirin. Ağırlıkları da o civarlarda.  Devam


Bir Ünlünün Hastalık Destanı

Ahmet Faruk Yağcı

Kişilere göre değişir ama, her konuda "orta yol"cu olmak en iyisi herhalde. Hiç ölmeyecek gibi spor ya da diyet çok da gerekli değil. En kötüsü de böyle diyet ve spor saplantısı içinde lastik yarmak ya da balataları sıyırmak.  Devam


Pilot

Kâmuran Kızlak

Aile güzel kızlarına hayırlı bir kısmet çıkmış olmasının bahtiyarlığı içinde, kızın ise aşkından neredeyse ayakları yerden kesilmiş. Ufak bir omuz vererek bu hayırlı işe vesile olan bu hakiri ise hatırlayan bile yok.  Devam


Bankacı

Deniz Türkoğlu

Evet, ilk günlerde kibirli ve küstâhtım, her şey gözüme korkunç görünüyordu, oysa hiç bir yara hemen kapanmaz. Önemli olan, yarayı kaşıya kaşıya kanatarak durmadan taze tutmaya çalışmamak.  Devam


© 2000-2010 ~ Derkenar ~ Sitedeki içerik 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri yasası ile korunmaktadır. Yazılı izin olmadan kopyalanamaz, çoğaltılamaz, değiştirilemez, başka mecralarda kullanılamaz. Ancak uzunluğu 200 kelimeyi geçmemek, yazar adı ve kaynak belirtmek ve bu sayfaya link vermek kaydıyla yazılardan alıntı yapılabilir.  

 

  141 - 219 - 4162 - 4668


Web Derkenar
8 Eylül 2010 Çarşamba
Yazı Boyutu
©