Patronsuz Medya

Doktor bana bir çare

Durmuş Düşünür - 24 Eylül 2013  


Doktor civanım, aziz dostum Melih Özel'in cana can katan yazısını ('Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair') okuduğumda şu cümle dikkatimi özellikle celbetti:

… Ortalama bir muayene sırasında, hekim hastanın sözünü her 18 saniyede bir kesiyor!

Dikkatimi celbetti diyorum, zira daha geçen hafta tıpatıp aynısını yaşadım.

Malum, yaş kemale erdi, hatta mustafaya doğru yol alıyor ya, arada bir göz doktoruna gidip gözlere baktırmak icap ediyor. Yakını ayrı uzağı ayrı, astigmatı presbiti kataraktı ayrı. Bir de kirpik dibi iltihabı diye bir şey varmış, şu yaşta onu da öğrendik.

Fakat doktor oğlumuz (o saatte henüz afyonu patlamamış mı ne) sorduğu hiç bir sorunun cevabını dinlemiyor.

- Otur amca şu koltuğa. Şikayetin ne?
- Şey, şikâyet demeyelim, sadece mua…
- Daya çeneni şuraya. Gözlük kullanıyor musun?
- Gö…
- Alnını şuraya koy. Tam ortaya bak. Yakını görebiliyor musun?
- Y…
- Bak bakiim, şu karşıda ne yazıyor!
- E…
- Şuraya geç. Adın ne?
- Du…
- Tamam! Kalk!

Kuzu gibi bir adamım fakat sonunda tepemin tası attı.

- Doktor Bey, bana sorduğunuz suallerin cevaplarını merak ediyor musunuz?

- Hı?

- Merak etmiyorsanız niye soruyorsunuz, ediyorsanız niye dinlemiyorsunuz?

Yönetime şikâyet ederim diye mi korktu bilmem, gitti masasına oturdu.

- Buyur amca. Anlat.

- Anlatacak bir şeyim yok. Lütfen reçetenizi yazın gideyim.

Yazdı. Aldım göz reçetesini, çıktım. Çıkarken hemşiresine amma aksi bir ihtiyar diyormuş gibi geldi kulağıma.

Ama yanılmış da olabilirim tabii. Bizim yaşta daktilo derler, Falih anlarsın. İhtiyarlık rezillik evlâdım…

diYorum

 

Durmuş Düşünür ve onun gibiler neler yazdı?

80
Derkenar'da     Google'da   ARA