Patronsuz Medya

Mektuplar nasıl olsun?

  Ali Türkan - 21 Temmuz 2001


Bugün, love parade denilen bir yürüyüş var Berlin'de. Tekno müzik hooliganı yaklaşık bir milyon insan, Berlin'i işgal etti. Patron da iyi para yapmamı bekliyor. Bu yaklaşık iki - üç günlük yorgunluk demek. Yazıyı da ondan sonra yollarım.

Cevabını tahmin eder gibiyim ama soramadan edemeyeceğim. Format, sıklık, konu gibi şeylerde bir sınırlama var mı?

Mektuplardaki samimi havanın azalacağı kesin dedim ya. Neden böyle dediğimi yazayım.

Okudun mu, bilmiyorum. Nazım Hikmet'in Kemal Tahir'e Mapusaneden Mektupları diye bir kitap var. İnsan Nazım'ı tanımak gibi bir derdi olan herkesin okuması gereken bir kitap. Her kitapta olduğu gibi, okuyanın menşeine göre farklı algıladığı bir kitap, Mektuplar da. Ama kim okursa okusun, ne anlarsa anlasın, bir şeyin hakkını vermek zorunda: İfadedeki samimiyetin.

Sanırım Nazım bu mektupları yazarken yayınlanacağını düşünmemişti. Tıpkı Rielke'nin, Zweig'ın, Rosa Luxemburg'un, bizde pek bilinmez ama Marx'ın da düşünmediği gibi…

Ben de mektupları yazarken (öhhhöm, kendimi bu saydıklarımla aynı kefeye koymuyorum elbette) sayfada yer alacakları, en azından başlangıçta, aklıma bile gelmemişti. Sonra sonra, senin bana yazdıkların yüzünden, yazdığım mektupların yayımlanabileceği tehlikesi baş gösterdi ve ben de daha puşt yazar oldum mektupları. Gene de samimiyetimden fazla bir şey kaybetmediğimi sanıyorum.

Yıllardır asıl derdimin okunmak değil de yazmak olduğuna o kadar inandırdım ki kendimi, o işi düzgün yapacağımdan eminim. Elbette artık yazdıklarımın imlâsı daha düzgün olacak, evde yazdıklarımı burada temize çekeceğim falan ama samimiyeti koruyabileceğime inanıyorum. Bu arada, sana yolladığım mektuplardaki imlâ hataları, meselâ bir mektupta ensest yerine insest yazmam ya da başka birinde fütürsuzca para harcıyordu yerine kifayetsizce para harcıyordu gibi daha büyük hataları yapmam da, muhatabıma saygısızlıktan değil, burada (saati sekiz mark) acele ettiğim için oluyordu. Evde yazmam durumunda düzelecek yanlışlar yani…

Ne diyeyim? Vatana, millete, beşerîyete hayırlı olsun.

Ailenizin yazarı Ali…

diYorum

Ali Türkan neler yazdı?

Etiketler

Aile AKP Ali Türkan Amerika Araba Aydın Bacı Beslenme Bilim Cem Karaca Cehalet CHP Cinsellik Çevre Çizgi Roman Çocuk Demokrasi Deprem Derkenar Devlet Dil Din Distopya Edebiyat Eğitim Ekonomi Erkek Fanatizm Felsefe Feminizm Gençlik Günce Hayat Hayvanlar Hızlı Gazeteci Hoyratlık Hukuk İnternet İslâm Kadın Kapitalizm Karikatür Kariyer Kedi Kemalizm Kemal Tahir Kent Kitap Kişilik Komplo Konut Kültür Kürtler Mavra Medya Mektup Militarizm Milliyetçilik Mizah Modernite Müzik Necdet Şen Nefret Nereye Nostalji Pano Pazarlama Polemik Portreler Psikoloji Reklam Safsata Sağlık Sanat Savaş Sevgi Seyahat Sinema Siyaset Sol Sosyoloji Spor Şarap Şiir Tarih Teknoloji Telefon Televizyon Terör Toplum Tutunamayanlar Ütopya Vicdan Yazmak Yalnızlık Yaşlılık Yergi Yoksulluk

Derkenar'da     Google'da  

199